Gaziantep bugün sadece bir şehir değildir.
Gaziantep, üretimin adıdır.
Alın terinin adıdır.
Mücadelenin adıdır.
Yoklukta ayağa kalkmanın, zorlukta yol bulmanın adıdır.
Bu şehir tarih boyunca ne zaman dara düşse, içinden yeni bir çıkış yolu üretmesini bilmiştir.
Bugün yine böylesi bir dönemin içindeyiz.
Sanayici zorlanıyor.
Üretici artan maliyetlerle mücadele ediyor.
Tekstil başta olmak üzere emek yoğun sektörlerde rekabet ağırlaşıyor.
Sermaye yeni liman arıyor.
Bazı yatırımcıların başka ülkelere yönelmesi, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken ciddi bir meseledir.
Fakat unutulmamalıdır ki Gaziantep teslim olan değil, çözüm üreten şehirdir.
İşte bu noktada gündeme gelen Polateli modeli, sıradan bir ekonomik proje değil; milli aklın, bölgesel vizyonun ve güçlü Türkiye hedefinin yeni adıdır.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in gündeme taşıdığı bu düşünce, aslında sadece Kilis Polateli Şahinbey Organize Sanayi Bölgesi’ni değil, Türkiye’nin güney hattında kurulacak yeni bir kalkınma kuşağını tarif etmektedir.
Bu modelin özeti nettir:
Orada yaşa, burada çalış.
Burada üret, dünyaya sat.
Yani Halep’te hayat normale dönerken insanlar kendi şehirlerinde yaşayacak, Polateli’nde üretime katılacak, Türkiye’nin sanayi gücüyle birleşecek ve ortaya yeni bir ekonomik merkez çıkacaktır.
Bu Coğrafya Tesadüfen Önemli Değildir
Bugün konuştuğumuz bölge, haritada rastgele çizilmiş sınırlar değildir. Burası asırlardır medeniyetlerin geçtiği, ticaret yollarının birleştiği, milletlerin buluştuğu büyük bir merkezdir.
İpek Yolu’nun en canlı damarlarından biri bu hattan geçmiştir. Doğudan gelen kervanlar Halep’e ulaşmış, oradan Antep’e geçmiş, Anadolu üzerinden Avrupa’ya açılmıştır.
Halep, yüzyıllarca ticaretin kalbi olmuştur. Antep ise emeğin, üretimin, zanaatin ve girişimciliğin merkezi olmuştur.
Bugün yapılmak istenen şey, tarihin ruhunu yeniden ayağa kaldırmaktır.
Abdülhamid Han’ın Ufku Bugün de Yol Gösteriyor
Sultan II. Abdülhamid Han, Hicaz Demiryolu’nu yaptırırken yalnızca ray döşemedi. Bir medeniyet vizyonu kurdu. Devleti birbirine bağladı. Uzakları yakın etti. Ticaret yollarını güvence altına aldı. Stratejik hatları güçlendirdi.
O gün demiryolu neyse, bugün lojistik koridorlar, organize sanayi bölgeleri ve üretim üsleri odur.
Polateli modeli, Abdülhamid Han’ın yol anlayışının bugünkü çağdaki karşılığı olabilir.
Çünkü yol varsa bereket vardır.
Bağlantı varsa kuvvet vardır.
Üretim varsa istiklal vardır.
Polateli Sıradan Bir OSB Değildir
Kilis Polateli Şahinbey Organize Sanayi Bölgesi yaklaşık 3 milyon metrekarelik dev bir alana sahiptir. Ancak asıl büyüklüğü metrekareyle ölçülmez.
Polateli, Türkiye’nin güneydeki üretim kapısı olabilir. Halep’e yakınlığıyla, Gaziantep’e komşuluğuyla, limanlara erişim avantajıyla büyük bir stratejik noktadadır.
Halep ile Polateli arasındaki mesafe yaklaşık 40 dakika ile 1 saatlik bir banttadır. Yani birçok büyükşehirde insanlar işe gitmek için bundan daha uzun süre yol yapmaktadır.
Doğru planlama ile burada yepyeni bir üretim havzası kurulabilir.
Gaziantep Üretir, Halep Ticaret Katar
Gaziantep’in sanayi kültürü vardır. Fabrikası vardır. İhracat tecrübesi vardır. Cesur iş insanları vardır.
Halep’in ise ticaret hafızası vardır. Bölgesel bağlantıları vardır. Girişimci insan kaynağı vardır.
Bu iki güç yeniden birleşirse yalnızca şehirler değil, bölgenin kaderi değişir.
Gaziantep kazanır.
Kilis kazanır.
Halep kazanır.
Türkiye kazanır.
Dünyadaki Suriyeli Sermaye Bu Bölgeye Dönebilir
Bugün Avrupa’da, Körfez ülkelerinde, Kanada’da, Amerika’da ve birçok ülkede güçlü Suriyeli iş insanları bulunmaktadır. Ciddi sermayeleri, uluslararası bağlantıları ve ticaret tecrübeleri vardır.
Eğer güvenli, güçlü ve kazançlı bir yatırım iklimi oluşturulursa bu sermaye yeniden ata toprağına, kendi coğrafyasına yönelebilir.
Polateli modeli, işte bu sermaye için doğal bir çekim merkezi olabilir.
Türk sanayicisi ile Suriyeli yatırımcı ortaklık kurabilir. Yeni fabrikalar açılabilir. İhracat üsleri kurulabilir. Lojistik merkezler yükselebilir.
Bu sadece yatırım değil, bölgesel kalkınma hamlesidir.
Sermaye Kaçmasın, Büyüsün
Bugün en büyük risklerden biri, üretim gücünün başka ülkelere kaymasıdır. Mısır’a giden, farklı ülkelere yönelen yatırımlar izlenmemeli; kendi sınırımızda yeni cazibe merkezleri kurulmalıdır.
Niçin başka ülkeye gitsinler?
Niçin başkası kazansın?
Niçin bizim coğrafyamız seyretsin?
Polateli bunun cevabıdır.
Göç Meselesine de Kalıcı Çözüm Sunar
İnsanlar memleketlerinde yaşamak ister. Toprağında yaşamak ister. Kendi evinde, kendi şehrinde hayat kurmak ister.
Eğer Halep’te yaşayan insan Polateli’nde çalışırsa hem geri dönüş hızlanır hem Türkiye üzerindeki yük azalır hem sınır hattında huzur artar.
Bu, insani olduğu kadar akılcı bir çözümdür.
Şimdi iktidarı ve muhalefetiyle Cesaret Zamanıdır
Daha önce Fatma Şahin başkanla konuştuğumuz için beni çok heyecanlandırıyor bu proje. Bunu yüksek sesle dile getirmeye başlayan Başkan Fatma Şahin nakış gibi işlemeye başladı.
Bana göre Gaziantep'in en çılgın projelerinden birisidir. Bu yüzden Bu proje masa başında kalmamalıdır.
Ankara sahip çıkmalıdır.
İş dünyası destek vermelidir.
Bakanlıklar hız vermelidir.
Gaziantep yekvücut olmalıdır.
Çünkü mesele bir OSB meselesi değildir.
Mesele Türkiye’nin güney hattında yeni bir şahlanış başlatmaktır.
Polateli modeli hayata geçerse yalnızca fabrika bacaları tütmez…
Bir milletin vizyonu yükselir.
Bir bölgenin kaderi değişir.
Yeni bir İpek Yolu canlanır.
Olur mu?
Elbette olur.
Gerekli mi?
Bugün her zamankinden daha fazla.
Başarılır mı?
İrade varsa mutlaka başarılır.
Kim bunu gerçekleştirirse yalnızca proje yapmış olmaz…