Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen “COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu” programında, şehirlerin iklim değişikliğine uyum kapasitesi ve yerel yönetimlerin çözüm süreçlerindeki rolü ele alındı. Teymur Continental Otel ve Kongre Merkezi’ndeki buluşmada kentsel dayanıklılık, iklime duyarlı kalkınma, iklim finansmanının yerelleştirilmesi, adil ve kapsayıcı geçiş ile su, gıda, doğa, döngüsellik, inovasyon, teknoloji ve veri başlıkları değerlendirildi.
Yerel politikaların uygulanabilir olması vurgulandı
Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, konuşmasında iklim hedeflerinin hayata geçirilebilmesi için uygulanabilir politikalar hazırlanması, işbirliklerinin geliştirilmesi ve yatırımların harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi.
İklim eyleminin aynı zamanda yerel kalkınma konusu olduğunu belirten Ahonsi, şunları kaydetti:
“Küresel taahhütler ancak kent planlaması, altyapı, sanayi gelişimi ve kamu hizmetlerine ilişkin kararlara yansıdıklarında sonuç verir. BM'nin küresel çerçeveleri bu konuda açık bir yol haritası sunmaktadır. Ortak hedeflerimizi ortaya koyan belediyelerin gerçek ihtiyaçlarına yanıt veren ve COP31 sonrasında da yerel iklim eyleminin ilerletilmesi için uygulanabilir bir temel sunan bir belge hazırlamak üzere birlikte çalışalım.”
WALD Yönetim Kurulu Başkanı ve UCLG-MEWA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, Gaziantep’in medeniyetlerin kesiştiği ve gastronomi alanında üretken bir kent olduğunu ifade etti.
Kentin 2015’ten beri UNESCO Yaratıcı Şehirler Listesi’nde bulunduğunu anımsatan Duman, “Gaziantep bizlere kültürümüzden ortaya çıkan kaynakları hatırlatıyor. Yüzyıllardır bu kaynaklar toplumlarımızı besledi, kültürlerimizi şekillendirdi. Ancak bugün iklim değişikliği bu dengeyi tehdit ediyor.” ifadelerini kullandı.
Duman, Dünya Yerel Hükümetler Akademisi olarak ulusal ve uluslararası ortaklarla bu yıl başlattıkları yerel iklim eylemi politika diyaloğunu Gaziantep’te devam ettirdiklerini belirtti.
Gıda israfına karşı sıfır atık vurgusu
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türkiye’de kamu kurumlarında atıkların ayrı toplanmasını hedefleyen uygulamalarla 2017’de başlayan sıfır atık hareketinin bugün 193 ülkede karşılık bulan küresel bir girişime dönüştüğünü söyledi.
Gaziantep’te israfı önlemeye dayalı bir kültür bulunduğunu aktaran Ağırbaş, kentten dünyaya örnek olabilecek çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi ve şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye'de hanelerde yaklaşık yıllık 10 milyon ton gıda israf ediliyor ve bu gıda israfının yüzde 40'ı sebze ve meyvelerde. Bugün dünyanın bir tarafında insanlar açlık ve susuzluk sebebiyle hayatını kaybederken dünyanın diğer tarafında ise obezite ilaçlarının fiyatlarının düşürülmesi ile alakalı lobi çalışması yapan insanlar var. Biz bugün dünyaya gıda israfının ne denli tehlikeli olduğunu anlatmak zorundayız. Bugün dünyada muhteşem bir adaletsizlikle karşı karşıyayız ve sıfır atık hareketi aslında 2 bin yıldır Anadolu topraklarında var olan ve Anadolu topraklarından dünyaya yayılan bir hareket.”
Belediyelerin iklim finansmanına erişimi
UCLG-MEWA Genel Koordinatörü Yahya İbrahim, Türkiye’nin COP31’e Kasım 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacak olmasından memnuniyet duyduklarını belirtti.
İbrahim, belediyelerin iklim etkileri bakımından ön safta bulunduğunu; kentsel planlama, altyapı, su ve atık yönetimi, hareketlilik, enerji, sosyal hizmetler ve yerel ekonomik kalkınma alanlarında belirleyici sorumluluk üstlendiğini anlattı. Yerel yönetimlerin iklim finansmanına erişiminin ise sınırlı kaldığını ifade etti.
Yahya İbrahim, “COP31 başkanlığına ve küresel yerel iklim eylemi çağrımız yerel ve bölgesel aktörleri küresel iklim süreçlerine dahil edilmesidir. Belediyelerin iklim finansmanına erişiminin artırılmasıdır ve sistematik bir şekilde yerel iklim planlarının ulusal taahhütlere dahil edilmesini ve uygulamaya dahil edilmesini istiyoruz ve bununla ilgili olarak düşük karbonlu, sıfır atık geçişinin sağlanmasını hedefliyoruz.” diye konuştu.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise çevresindeki bir çöpü kaldırmayı görev bilen bir medeniyet anlayışından geldiklerini söyledi.
İklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca teknik yatırımlara indirgenemeyeceğini belirten Şahin, bilimsel yaklaşımın yanı sıra toplumsal farkındalık ve medeniyet değerlerinin de sürece dahil edilmesi gerektiğini anlattı.
Şahin, şunları söyledi:
“Yalınlaşmamız, akıllanmamız ve buradan yeni bir şey söylememiz lazım. Hazreti Mevlana'nın söylediği gibi 'Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni bir şey söylemek lazım'. Türkiye Cumhuriyeti'nin temeline baktığınız zaman Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir' dediği bir Cumhuriyet tarihimiz var. Kuruluş felsefemiz bu. Bizim medeniyetimizde, yüce kitap çok net bir şekilde diyor ki: 'ben sana nizam verdim' diyor yani denge. 'Gökyüzüne bir bak ve bozma' diyor. Yüce Peygamberimiz 'Kıyamet dahi kopacağını bilsen elindeki fidanı toprakla buluştur' diyor. Ektiğin şeyden insan ve hayvan yiyorsa sana sadaka yazılır diyor. Kendi çocuklarımıza elimizdeki çöpü yere atmamayı öğretmeliyiz.”
Programda ayrıca Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve COP31 Şehirler ve Yerel Yönetimler Elçisi Uğur İbrahim Altay’ın mesajı katılımcılara okundu.
Haber kaynağı: Anadolu Ajansı












Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir