Ana içeriğe geç
Cüneyd Altıparmak
Cüneyd AltıparmakKöşe Yazarı

Cüneyd Altıparmak Yazdı : İnfaz düzenlemesinin AYM'deki kararı ne olur?

Fon tartışmalarında unutulan yatırımcılar var sanki.

Cüneyd Altıparmak Yazdı : İnfaz düzenlemesinin AYM'deki kararı ne olur?

Fon tartışmalarında unutulan yatırımcılar var sanki.

Mekke Anlaşması'nın maddeleri bize ne diyor?

Bugünkü konumuz bunlar...

İKİNCİ COVID YASASI AYM'NİN ÖNÜNDE

İnfaz meselesinde AYM'nin ne yapacağını konuşuyoruz. Bunun cevabı, biraz da daha önce ne yaptığında saklı...

Mahkeme, 2020'deki düzenlemeyi af olarak nitelendirmedi; cezanın infaz biçimindeki bir değişiklik olarak değerlendirdi.

2023'te Geçici 10. maddeyle de salgın iznindeki hükümlüler için yeni bir geçiş yolu açıldı.

31 Temmuz 2023'te COVID izninde olup denetimli serbestliğe ayrılmasına beş yıl veya daha az kalanların, infaz hâkimi kararıyla cezaevine dönmeden bu uygulamaya geçebilmeleri sağlandı.

Şartları taşıyan hükümlülere ayrıca denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanma imkânı tanındı.

2025'te altıncı fıkra yeniden değiştirildi; kanunda sayılan istisnalar dışında, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar esas alındı.

Bakın, AYM, Geçici 10. maddenin o tarihteki metninde yer alan cezaevinde bulunma tarihine ilişkin olarak itiraz yoluyla önüne gelen başvuruyu da 7 Mart 2024'te reddetti. Yasama organının infaz politikasındaki takdir alanını vurguladı.

Bu içtihat karşısında kapsamlı bir iptal beklentisine temkinli yaklaşmak gerekir. Elbette Meclisin takdir yetkisi sınırsız değil. Her düzenleme, kendi kapsamı ve yarattığı farklılıkların gerekçesi üzerinden incelenir.

Dolayısıyla önceki kararlara bakarsak bugün iptal ihtimali zayıf...

FONDA ESAS MAĞDURU BULMAK ZOR!

Fon meselesinde esas mağduru tespit etmek zor. Çok katmanlı bir konu. Bakın, size bir yönünü aktarayım...

Gazeteci ve ekonomist Mutlu Güneş anlattı bana.

Fon mağduriyeti konuşulurken gözler parasını doğrudan fonlara yatıranlara çevriliyor.

Oysa bir de yalnızca borsada işlem yaparak mağdur olanlar var. Bu kişiler fona değil, fonların işlem yaptığı hisselere yatırım yapanlar.

Güneş'in verdiği bilgilere göre bu hisselerde yaklaşık bir ayda yüzde 90–95'e varan kayıplar yaşanmış. Otuz günü aşan taban serilerinde satış yapmak isteyen yatırımcılar hisselerini satamamış.

Borsanın risk taşıdığı açık. Ancak genel piyasa düşüşü nedeniyle zarar etmekle fon işlemleri ve satış baskısının etkili olduğu öne sürülen bir süreçte günlerce satış yapamamak aynı başlık altında ele alınabilir mi, bilmiyorum...

Fonların hangi hisselerde ne tür işlemler yaptığı ve bu işlemlerin fiyatlara ve likiditeye etkisi somut verilerle incelenmeli.

Mağduriyetlerin nasıl giderileceği tartışılırken bu hisselerde büyük kayıplar yaşayanların zararlarının kaynağı ve varsa sorumluların kim olduğu da araştırılmalı.

Bir kişi, borsa verilerine güvenerek bugünkü olayların faili olan fon şirketlerinden habersiz şekilde borsada işlem gören bu hisseleri almış ve bugün beklediğinden fazla zarar ediyorsa bunu da değerlendirmek gerekir sanırım.

Hem de bu alımı, hisselerin fondaki gibi "yedinci dereceden" riskli olduğunun farkında olmadan yapmış. Tek suçu, fail fonların da aynı payları aldığını bilmeden yatırım yapmak...

Bunları da tartışmak gerektiğini düşünüyorum...

MEKKE ANLAŞMASI'NIN MADDELERİ NE ANLAMA GELİYOR?

Mekke Antlaşması 16 maddeden oluşuyor. Maddelerin ne anlama geldiğine bakalım:

1.Antlaşma, "bağımsızlık, egemenlik ve sınırların korunması için iş birliği" amacıyla yapılıyor (m. 1).

İlk kritik düzenleme ikinci maddede. "Taraflardan birine yapılan dış kaynaklı silahlı saldırı, tümüne yapılmış sayılır" (m. 2) hükmü, bir zorunluluk değil; istenirse ve istendiği ölçüde kullanılabilecek bir imkân.

Taraflar, yardımın kapsamını ve niteliğini belirlemekte serbest olacak demek...

BM Şartı'nın 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkı uyarınca, askerî imkânlar dâhil mevcut tüm kapasitelerle derhâl karşılıklı yardım sağlanmasından birlikte savaşmaya kadar uzanabilecek bir seçenek bu...

2. Savunma sanayii, güvenlik ve terörle mücadelede yakın iş birliği yapılacak. Düzenli istişarelerle ortak tedbirler alınacak. Personel değişimi, ortak eğitim ve tatbikatlarla ordular arası uyum artırılacak (m. 3–6).

Bu hususlar antlaşmanın bel kemiği bence...

3. Bir başka nokta ise savunma sanayiinde teknoloji ve uzmanlık paylaşımı.

Ortak AR-GE ve üretim, teşvik edilmesi gereken alanlar. Güvenli kanallardan istihbarat paylaşılması da antlaşmanın bir parçası (m. 7, 9, 10).

4. Kurumsal yapı ve karar alma mekanizmaları net olarak düzenlenmiş.

Dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi", sürecin temel kurumu. Merkezi ise Suudi Arabistan'da olacak (m. 8, 11, 15).

5. Anlaşma, mevcut uluslararası yükümlülüklere halel getirmiyor. Gizlilik kurallarına uyulması zorunlu. Anlaşmazlıklar dostane istişarelerle çözülecek.

Süresiz olan antlaşmadan ilk 10 yıl ayrılmak mümkün değil (m. 12–14, 16).

6. Metnin en önemli ifadesi "çekirdek ülkeler"... Buna göre, yeni üye kabulü için bu ülkelerin oy birliğine varması gerekiyor. Bu, aynı zamanda yeni üyeler gelse bile çekirdek ülkelere "daimî ülkeler" olarak daha yetkin bir konum kazandırıyor...

 

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
gaziantep haberleri için doğru bilgiyi sunan haber sitesi kenthaber ile gaziantep haber alanında en doğru bilgiye ulaşın. gaziantep son dakika için bizi keşfedin. google