Mardin Artuklu Üniversitesinde (MAÜ) birinci sınıf öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen İnsan, Toplum ve Medeniyet dersi kapsamında düzenlenen konferansa, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Cüneyt Yüksel katıldı. Yüksel, Gazze’de yaşananlar, uluslararası hukuk ve Türkiye’nin bu alandaki girişimleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Küresel adalet ve cezasızlık
“Küresel Adaletin İnşası: Gazze’de İşlenen Suçlar Karşısında Uluslararası Yargı ve Türkiye’nin Hukuk Mücadelesi” başlıklı programda konuşan Yüksel, uluslararası yargının işlevi, cezasızlıkla mücadele ve toplumsal barış arasındaki ilişkiye değindi.
Hukukun yalnızca suç işleyenleri cezalandıran bir araç olarak ele alınamayacağını ifade eden Yüksel, toplumdaki güven duygusunun hukuk kurallarının herkes için eşit uygulanmasıyla pekişeceğini söyledi. Adaletin, toplumsal barışın kurulması ve sürdürülmesi bakımından temel bir unsur olduğunu vurguladı.
Yüksel, soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarını Ruanda, Bosna ve Arakan’daki örnekler üzerinden değerlendirdi. Bu tür ağır suçların karşılıksız kalmasının mağdurların adalet inancını sarstığını belirten Yüksel, cezasızlığın yeni ihlallere zemin hazırlayarak şiddet sarmalını büyüttüğünü kaydetti. Bu nedenle sorumluların hesap vermesinin önemine dikkat çekti.
Gazze ve uluslararası hukuk
Gazze’deki gelişmelerin uluslararası hukuk bakımından ciddi bir sınama oluşturduğunu belirten Yüksel, Türkiye’nin uluslararası yargı mercileri önünde yürüttüğü çalışmaları anlattı.
Güney Afrika tarafından İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanında açılan soykırım davasında Türkiye’nin müdahilliği, Divana iletilen beyanlar ve Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan girişimler, konuşmanın başlıkları arasında yer aldı.
Uluslararası hukukun güvenilirliği için tüm devletlere aynı ölçütlerle uygulanması gerektiğini ifade eden Yüksel, güçlü ülkelerin hukuk kurallarının dışında bırakılmasının adalete yönelik güveni zayıflattığını dile getirdi. Gazze’de işlendiği belirtilen suçların soruşturulması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması yönündeki çabaların kalıcı barış açısından taşıdığı öneme işaret etti.
Mardin’in birlikte yaşama deneyimi
Toplumsal barış ve kardeşlik konularına da değinen Yüksel, farklı dillerin, inançların ve kültürlerin bir arada bulunduğu Mardin’i birlikte yaşam açısından örnek gösterdi.
Barış ortamının hukukun üstünlüğü, eşit vatandaşlık, adil paylaşım ve karşılıklı saygı temelinde güçlenebileceğini belirten Yüksel, sorunların hukuk çerçevesinde ve demokratik siyaset yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi.
Yüksel, dijital çağda bilgi paylaşımının sorumluluk bilinciyle yapılması gerektiğini öğrencilerle paylaşarak nefret söyleminden kaçınılması ve günlük hayatta adalet ilkesinin gözetilmesi çağrısında bulundu. Gazze, Srebrenitsa ve Arakan’da yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini de ifade etti.
İnsan onurunun korunması ile gücün hukukla sınırlandırılmasını medeniyetin temel kazanımları arasında sayan Yüksel, konuşmasını “Adalet olmadan barış olmaz; barış olmadan da gelecek olmaz.” sözleriyle tamamladı.
Program, öğrencilerin yönelttiği soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Haber kaynağı: AİGF












Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir