Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın savunma alanındaki iş birliği, bölgesel güvenlik açısından yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.
İspanya'da savunma ve güvenlik alanında yayın yapan Digital Shield, eski subay ve güvenlik uzmanı Cuerda Riva'nın imzasını taşıyan analizinde, üç ülke arasında gelişen askeri ortaklığın özellikle deniz güvenliği açısından önemine dikkat çekti.
Analizde, gelecekte gerçekleştirilmesi planlanan ortak deniz tatbikatlarının yalnızca rutin askeri faaliyetler olarak görülmemesi gerektiği belirtildi. Bu iş birliğinin, Batılı güçlerin uzun yıllardır etkili olduğu bölgelerde alternatif bir güvenlik yapılanmasının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabileceği ifade edildi.
Türkiye'nin savunma teknolojisi öne çıkıyor
Digital Shield'ın değerlendirmesinde Türkiye'nin ittifak içerisindeki en önemli avantajlarından birinin savunma sanayisindeki teknolojik kapasite olduğu belirtildi.
Bayraktar ve Akıncı insansız hava araçları, KAAN savaş uçağı ve Ada sınıfı korvetler, Türkiye'nin sahip olduğu savunma teknolojilerinin başlıca örnekleri arasında gösterildi.
Analize göre Suudi Arabistan'ın ekonomik ve finansal gücü, Türkiye'nin savunma sanayisi ve üretim kapasitesi, Pakistan'ın askeri tecrübesi ve nükleer caydırıcılığı ile birleştiğinde ortaya önemli bir bölgesel güç çıkabilir.
Gözler Mısır'ın olası katılımında
İttifak açısından en dikkat çekici senaryolardan biri ise Mısır'ın yapıya dahil olması.
Mısır'ın Süveyş Kanalı'na hâkim stratejik konumu, geniş askeri kapasitesi ve Kızıldeniz'in kuzeyindeki etkisi nedeniyle olası üyeliğin ittifakın coğrafi ve askeri ağırlığını ciddi şekilde artırabileceği değerlendiriliyor.
Daha önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Mısır'ın ilerleyen süreçte ittifaka katılabileceğine yönelik beklentisini dile getirmişti. Ankara, Kahire'nin bölgesel güvenlik yapılanmasında yer almasını olumlu karşılıyor.
Mısır'ın katılması halinde ortaya çıkacak yapı; Doğu Akdeniz, Süveyş Kanalı, Kızıldeniz, Basra Körfezi, Arap Denizi ve Hint Okyanusu'nu birbirine bağlayan geniş bir stratejik hat oluşturabilir.
Deniz gücünde dikkat çeken tablo
İspanyol analizinde özellikle Türkiye ile Mısır'ın denizcilik ve askeri kapasitesinin birleşmesine dikkat çekildi.
Türkiye'nin deniz teknolojisi ve savunma sanayisi ile Mısır'ın donanması, üsleri ve gemi kapasitesinin bir araya gelmesi durumunda çok yüksek seviyede caydırıcılığa sahip bir deniz gücünün ortaya çıkabileceği savunuldu.
Böyle bir yapılanmanın Süveyş Kanalı ile Bab el-Mendeb arasındaki kritik deniz hattında önemli bir ağırlık oluşturabileceği ve Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yollarının güvenliğinde daha fazla söz sahibi olabileceği belirtildi.
ABD'nin bölgedeki etkisi azalabilir
Analizde, bölge ülkelerinin güvenlik konusunda daha fazla ortak hareket etmesinin Washington açısından da önemli sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
Böylesi bir yapılanmanın ABD'nin özellikle Kızıldeniz'deki askeri yükünü azaltabileceği, ancak aynı zamanda Washington'ın bölgedeki siyasi ve askeri etkisinin görece zayıflamasına yol açabileceği değerlendirildi.
Bu nedenle Mekke Savunma İttifakı'nın olası genişlemesinin yalnızca askeri bir iş birliği değil, aynı zamanda bölgesel güç dengelerini etkileyebilecek jeopolitik bir gelişme olabileceği kaydedildi.
Hindistan açısından da yeni bir denklem
Analizde ittifakın genişlemesinin Hindistan-Pakistan rekabetine de yansıyabileceği belirtildi.
Türkiye'nin savunma teknolojileri geliştirmesi, Suudi Arabistan'ın üretim ve finansman kapasitesi, Pakistan ile Mısır'ın askeri ve istihbarat alanındaki katkıları, Pakistan'ın Hindistan karşısındaki konumunu güçlendirebilecek unsurlar olarak değerlendirildi.
Bu gelişmelerin ardından Hindistan'ın Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile savunma ilişkilerini daha da geliştirebileceği ve Doğu Akdeniz'deki askeri faaliyetlerini artırabileceği öne sürüldü.
Bölgesel güvenlik mimarisi değişebilir
Mekke Savunma İttifakı'nın mevcut haliyle Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulduğu ve yapının diğer bölge ülkelerine de açık olduğu belirtiliyor. İttifakın resmi adı ise 31 Ağustos'ta İstanbul'da gerçekleştirilen ilk Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısında “Mekke Savunma İttifakı” olarak açıklandı.
Mısır'ın olası katılımıyla birlikte ittifakın Afrika'ya açılması ve Kızıldeniz ile Doğu Akdeniz'deki etkisinin artması bekleniyor.







Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir