"Şu anda yoğun bir alg çoğalması var"Marmara Denizi'nde müsilaj tehlikesinin yeniden kapıyı çalabileceği Kasım ayı için uyarılarda bulunan Prof. Dr. Sarı, " Müsilaj birden bire ortaya çıkmıyor. Biz müsilajı deniz yüzeyine çıktığı Nisan ayında fark ettik. Halbuki 2020 yılının Kasım ayından bu yana denizde müsilaj vardı zaten. Bu nedenle geçmiş yıllardaki tecrübeleri de dikkate alarak diyoruz ki, Kasım ayında yeni bir müsilaj oluşma ihtimali çok yüksek. Zira nedenlerini ortadan kaldırmadık. Müsilaja neden olan şartlarda bir değişiklik yok. Nedenler değişmeden sonuç neden değişsin. Yaptığımız incelemeler ne yazık ki şunu gösteriyor.Şu anda yoğun bir alg çoğalması var. Su kolonunda 8 metreden itibaren başlayan 22 metreye kadar devam eden, görüşün çok az, alg çoğalmasının çok yüksek olduğu bir alan var. Henüz müsilaj yok çok şükür. Ama müsilaj oluşmadan önce algler çoğalıyorlar ve ondan sonra müsilaj salgılanmaya başlıyor. Bundan kaygı duymaya devam ediyoruz. Umarız ki, önümüzdeki dönemde müsilaja neden olan üçlü tetikleyici dediğimiz küresel iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışı, kirlilik ve durağan deniz şartlarından en az birisi devreye girer, yani kırılır ve böylece müsilaj oluşumu engellenmiş olur. Aksi halde yeniden müsilajla karşılaşma durumumuz çok yüksek" dedi.
"Müsilaj doğal bir madde; zehirli, zararlı değil"Müsilaj sorununun ortaya çıktığı ilk günlerden bu yana vatandaşların kafasındaki en önemli soru işaretlerinden biri olan "Marmara Denizi'nden çıkan balık yenebilir mi?" sorusunu da yanıtlayan Prof. Dr. Sarı; "Balık tüketimi ile ilgili olarak yetkili organ Tarım ve Orman Bakanlığı. Bu Bakanlığın altında Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü var, Gıda Kontrolü Genel Müdürlüğü var. Bu otoritelerin sürekli olarak vatandaşı aydınlatıcı bilgiler vermesi gerekiyor. Şu anda neden bu kadar çekimser davranıyorlar anlamış değilim. Bu soruların muhattabı akademisyenler değil, bu otoritelerdir. Bizim düşüncemiz şu. Müsilaj doğal bir madde. Zehirli, zararlı bir madde değil. Tarım Bakanlığı'nın birimleri sürekli olarak Marmara Denizi'nin çevresinde analizler yapıyorlar.Eğer balık tüketimi zararlı görülürse emin olun ki, derhal açıklama yapacaklardır. Eğer açıklama yapılmıyorsa normal şartlarda balık tüketirken biz neye dikkat ediyorsak aynı özeni göstererek balık tüketmeye devam etmemiz lazım. Diğer taraftan devletin yetkili otoriteleri dışında Tarım Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı gibi yetkili otoriteler dışında hiç kimsenin sözüne itibar etmesinler. Uzmanlığı kendinden menkul televizyonlarda, orada, burada konuşan Fen Bilimci, Gök Bilimci, Asabiyeci, Cildiyeci; bunların görüşlerine itibar etmesinler. Devletin yetkili otoritelerinin yapacağı açıklamalara baksınlar" şeklinde konuştu.Marmara soğuyamıyor, müsilaj tehlikesi kapıdaMüsilajı oluşturan üç tetikleyiciden biri olan küresel iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışı ve ortadan kalkmayan diğer etkenler nedeniyle Marmara Denizi'nin halen soğuyamadığına dikkati çeken Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Şu andaki gidişat halen daha Marmara Denizi'nin soğuyamadığı yönünde. Uzun yılların ortalaması alındığında sıcaklık halen daha 1,5 derece daha yüksek.Önümüzdeki aylar ümit ederiz ki böyle olmasın. Marmara Denizi ümit ederiz ki soğusun. Marmara Denizi soğursa hem Karadeniz'den gelecek olan bir balık göçü gerçekleşir ve balıkçılık daha verimli hale gelir hem de müsilaja etken olan üç tetikleyiciden biri devre dışı kalmış olur. Gidişat pek onu göstermiyor. Üzgünüm" diye konuştu.İbrahim AldemirİLGİLİ HABER
Müsilaj etkisini kaybedince, balıklar sürüler halinde gezmeye başladı












Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir