Ana içeriğe geç

Mardin’in Taş Sokaklarında Zamana Yazılan Bir Masal

Mehmet Demir, Mardin’in taş mimarisini, çok kültürlü yapısını ve Mezopotamya’ya uzanan manzaralarını şiirsel bir anlatımla ele alıyor. Yazı, kentin ziyaretçisinde bıraktığı kalıcı duyguyu geçmiş, özlem ve umut üzerinden aktarıyor.

Mardin’in Taş Sokaklarında Zamana Yazılan Bir Masal
1 / 2

Mehmet Demir’in kaleminden

Sarı taşların arasındaki masal

Mardin’i anlatan bir masalın ilk sahnesinde, günün aydınlanmasıyla birlikte sarı taş duvarların ışığa kavuştuğu dar sokaklar belirir. Geçmişten kalan izler bu sokaklarda sessizce dolaşırken, bir evin aralığından yükselen taze ekmek kokusuna eski bir avludan yayılan kahve kokusu eşlik eder.

Bu masalın içinde tarih kadar hasret ve tamamlanmamış sevdalar da yer alır. Mezopotamya Ovası’na bakan eski bir taş yapının penceresinde, uzun yıllardır aynı yolu bekleyen bir çift göz vardır. Uzaklardan duyulan ezan, kilise çanlarının sesiyle aynı gökyüzünde buluşur; farklı dillerde yükselen dualar ortak bir sessizliğe karışır.

Taşlara işlenen ortak hayat

Mardin’i yalnızca taş yapılarla tanımlamak mümkün değildir. Kent, bir annenin duasında, bir ustanın sabırla taşa verdiği biçimde, dar sokaklarda yankılanan bir çocuğun kahkahasında ve bir sevdalının dile getiremediği özlemde de yaşar.

Şehrin hikâyesinde Süryani ustanın çekici, Kürt annenin ninnisi, Arap komşunun sofrası ve Türk ozanın türküsü ayrı ayrı izler bırakır. Bu farklı sesler, Mardin’in dillerin, kültürlerin ve inançların aynı gökyüzü altında bir arada var olduğu kadim karakterini oluşturur.

Mezopotamya’ya bakan zaman

Mardin’de zamanın başka kentlerdeki gibi acele etmediği hissedilir. Güneş, sarı taşların üzerinde daha uzun süre kalır; akşam yaklaşırken Mezopotamya ufkuna doğru çekilir ve binlerce yıllık hikâyeleri de beraberinde götürür.

Bu şehirde insan, kimi yerlerin yalnızca gezildiğini, kimilerinin ise sevilerek belleğe yerleştiğini fark eder. Mardin’den ayrılanlar, kentin sokaklarında geçirdikleri zamanın etkisini geride bırakamaz; gün batımında ovaya dalmanın ve taş duvarların sessizliğini dinlemenin hatırası içlerinde yaşamayı sürdürür.

Mardin’in masalında çocukluğun saflığı, geçmişin hatıraları ve geleceğe duyulan umut birlikte bulunur. Bazı anlatılar sona erse de bu şehrin bıraktığı duygu, onu görenlerin hafızasında varlığını korur.

Kaynak: mardinsoz.com

Haber kaynağı: AİGF

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Daha fazla yükle
Türkiye Gündemi
gaziantep haberleri için doğru bilgiyi sunan haber sitesi kenthaber ile gaziantep haber alanında en doğru bilgiye ulaşın. gaziantep son dakika için bizi keşfedin. google