Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen toplantıya Şahinbey ve Şehitkâmil ilçelerindeki resmî ve özel okul ile kurum müdürleri katıldı.
Toplantıda konuşan Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan “Terörsüz Türkiye” hedefinin gerekliliği konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Gökçe: Terörsüz Türkiye’nin Gerekliliğini Anlattım
Programın ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, şu ifadeleri kullandı:
“Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğünün düzenlediği, Şahinbey ve Şehitkâmil ilçelerinden tüm resmî ve özel okul-kurum müdürlerinin katıldığı 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Sene Başı Okul Müdürleri Toplantısı’nda, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin gerekliliği üzerine konuştum. Davetleri için İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Önder Arpacı’ya teşekkür ediyorum.”

Terörsüz Türkiye Neden Önemli?
Türkiye’nin yaklaşık yarım asırdır mücadele ettiği terör sorunu; binlerce insanın hayatını kaybetmesine, ailelerin büyük acılar yaşamasına, kamu kaynaklarının güvenlik harcamalarına yönelmesine, yatırımların gecikmesine ve özellikle bölgesel kalkınmanın olumsuz etkilenmesine neden oldu.
Bu nedenle “Terörsüz Türkiye” hedefi yalnızca bir güvenlik politikası olarak değil; toplumsal huzuru, millî birliği, ekonomik kalkınmayı ve gelecek nesillerin güvenliğini ilgilendiren kapsamlı bir devlet politikası olarak değerlendiriliyor.
Terörün tamamen sona ermesiyle çocukların ve gençlerin şiddetten uzak bir ortamda yetişmesi, yatırımların artması, istihdam alanlarının genişlemesi ve Türkiye’nin enerjisini kalkınmaya yöneltmesi hedefleniyor.
Komisyon Raporunda Eğitim Vurgusu
TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, “Terörsüz Türkiye” hedefinin dönemsel bir söylem olmadığı ve vatandaşların ortak geleceğini güvence altına almayı amaçlayan bir devlet politikası olduğu belirtildi.
Raporda terörün Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkarılması, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, millî birlik ve kardeşliğin pekiştirilmesi, hukuk devleti ve demokrasi alanlarında ilerleme sağlanması temel hedefler arasında gösterildi.
Toplumsal bütünlüğü güçlendiren ortak değerlerin yeni nesillere aktarılmasında eğitim politikalarının önemli bir yere sahip olduğu vurgulanan raporda; eğitim, istihdam, yerel ekonomi, kültür ve sosyal destek alanlarında yürütülecek ortak projelerin kalıcı huzura katkı sağlayacağı ifade edildi.
Prof. Dr. Gökçe’nin bu önemli konuyu okul müdürleriyle paylaşması, eğitim camiasının toplumsal birlik ve ortak gelecek hedefindeki rolünü de ortaya koydu.
Silah Bırakma Devlet Kurumlarınca Teyit Edilmeli
Komisyon raporunda sürecin en kritik eşiğinin, PKK terör örgütünün bütün unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin istihbarat ve güvenlik birimleri tarafından tespit ve teyit edilmesi olduğu kaydedildi.
Tespit ve teyit mekanizmasının objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir kriterlere göre işletilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Sürecin hukukun üstünlüğü, kamu vicdanı ve toplumsal hassasiyetler gözetilerek yürütülmesinin önemine işaret edildi.
Terörün Ekonomik Maliyeti Çok Büyük
Komisyon raporunda yer verilen farklı hesaplamalarda terör ve çatışma ortamının Türkiye’ye maliyetinin yalnızca güvenlik harcamalarından ibaret olmadığı belirtildi.
Üretim kayıpları, ertelenen yatırımlar, artan risk primi, fırsat maliyeti ve bölgesel kalkınma farkları da dikkate alındığında yıllık ekonomik değer kaybının kullanılan yönteme göre 140 milyar dolar ile 240 milyar dolar arasında hesaplandığı aktarıldı. Raporda, daha ihtiyatlı bir değerlendirmeyle yıllık 100 milyar dolarlık bir kaybın dahi Türkiye’nin kalkınma kapasitesini önemli ölçüde sınırlandırdığı vurgulandı.

Neden Sahip Çıkılmalı?
“Terörsüz Türkiye” hedefine sahip çıkılması; hiçbir annenin evlat acısı yaşamaması, şehit haberlerinin sona ermesi, Türkiye’nin iç cephesinin güçlenmesi ve gençlerin geleceğe güvenle bakabilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Terörün sona ermesiyle güvenliğe ayrılan kaynakların eğitim, sağlık, teknoloji, üretim, istihdam ve sosyal kalkınmaya aktarılmasının önü açılacak. Aynı zamanda Türkiye’nin bölgesindeki siyasi ve ekonomik gücünün daha da artması mümkün olacak.
Ancak sürecin kalıcı başarıya ulaşabilmesi için devletin güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmemesi, silah bırakmanın sahada doğrulanması, şehit aileleri ile gazilerin hassasiyetlerinin korunması ve bütün adımların hukuk içinde, açık ve denetlenebilir şekilde atılması gerekiyor.
Bu yönüyle “Terörsüz Türkiye”, yalnızca bugünün değil; huzur, güven ve kardeşlik içerisinde yaşayacak gelecek nesillerin ortak meselesi olarak öne çıkıyor.









Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir