Gaziantep’in Şahinbey ilçesindeki Tarihi Bey Mahallesi’nde terzilik yapan Nezir Canpolat, 12 yaşında çırak olarak başladığı mesleğini 55 yıldır sürdürüyor. İlerleyen yaşına rağmen çalışmaya devam eden Canpolat, müşterisinin olmadığı zamanları ise dükkânında kitap okuyarak değerlendiriyor.
Yaklaşık 15 metrekarelik iş yerinde takım elbise diken 68 yaşındaki Canpolat, 1984 yılından bu yana aynı dükkânda hizmet veriyor. Terzilikten elde ettiği kazançla çocuklarını büyütüp okutan Canpolat, iş yerinin bir kısmını da kitaplığa çevirdi.
Her gün yaklaşık 50 sayfa okuyarak dinlenen Canpolat, sağlığı elverdiği sürece terziliği sürdürmek istiyor. Kitaplarla geçirdiği zamanın kendisini mutlu ettiğini belirten deneyimli terzi, kendisinden sonra mesleğini devam ettirecek kimsenin bulunmamasından ise üzüntü duyuyor.
“1970 yılında çırak olarak bu işe girdik”
Mesleğe 12 yaşında çırak olarak adım attığını anlatan Canpolat, gelişen teknoloji ve seri üretim karşısında direnerek geleneksel terziliği yaşatmaya çalıştığını belirtti.
Nezir Canpolat, meslek hayatını ve terzilik sektörünün içinde bulunduğu durumu şu sözlerle anlattı:
"1970 yılında çırak olarak bu işe girdik. O günden bugüne terziliğe devam ediyoruz. 1984 yılından bu yana aynı dükkanda çalışıyorum. Burada takım elbise dikiyorum. Erken saatlerde işimin başına geçiyorum. Geç saatlere kadar çalışıyorum. Müşterilere hizmet veriyorum. Bizim işimiz el işidir. Makineleşmeye dönünce bizim sektör ölme noktasına geldi. Mesela bize gelen bir elbise 10 günde bitiyor. Konfeksiyon ise 10 günde 10 bin adet elbise çıkarıyor. Bizim bununla rekabet etme şansımız yok. Şuanda 68 yaşındayım. Bu meslekten başka alternatifim yok. Bu işte doğduk bu işte büyüdük. Bu işi de ölünceye kadar sürdürmeye çalışacağız. Benden sonra bu mesleği sürdürecek kimsem yok. Benden sonra bu meslek tarihin çöplüğüne gidecek. Çırak olayı, ilköğretimin 8 yıl olmasıyla birlikte çırak olayı da bitti. Ben bir tane çırak yetiştirdim. O da terzilik yapmıyor. O da gitti emlakçılık yapıyor. Çünkü bu meslek verimli bir sanat değil" dedi.
El emeğine dayanan terziliğin konfeksiyonla rekabet etmekte zorlandığını vurgulayan Canpolat, yetiştirdiği tek çırağın da terzilik yerine emlakçılığı tercih ettiğini söyledi. Canpolat, çırak bulamamasının mesleğin geleceğine ilişkin kaygısını artırdığını dile getirdi.
“Gençlere de kitap okumasını öneririm”
İşlerinin sakin olduğu saatlerde dükkânındaki kitaplığa yönelen Canpolat, okumayı bir dinlenme ve zihinsel gelişim aracı olarak görüyor. Kitap okuma alışkanlığının insanın içinden gelmesi gerektiğini belirten Canpolat, gençlere kendilerini geliştirerek geleceğe hazırlanmaları çağrısında bulundu.
Canpolat, kitapların hayatındaki yerini şu ifadelerle aktardı:
"Burada boş zamanlarımda kitap okuyorum. Beyin jimnastiği yapıyorum. Kitap okumak çok güzel bir şey. Kitap okumak, dünyanın en zeki, en güzel insanıyla sohbet etmek anlamına geliyor. Okumak insanın içinden gelmeli, zorla kitap okuyamazsın. Gençlere de kitap okumasını öneririm. Sanat ve zanaat teknolojinin gelişmesiyle birlikte makineleştiği için bitti. Tüm gençler, okusun ve kendini geliştirsin" diye konuştu.
Bir yandan yıllardır emek verdiği terziliği ayakta tutmaya çalışan Canpolat, diğer yandan kitap okuyarak boş zamanlarını verimli geçiriyor. Mesleğini sağlığı izin verdiği sürece devam ettirmeyi planlayan Canpolat, geleneksel zanaatların teknoloji ve makineleşme karşısında giderek güç kaybettiğine dikkati çekiyor.
Haber kaynağı: İhlas Haber Ajansı












Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir