Şahin, programın düzenlendiği şehrin tarihte “Şehirlerin Gelini” ve “Küçük Buhara” olarak anıldığını belirterek, bu manevi atmosferin yeniden yaşanmasının mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Şahin, Regaip Kandili’ni de kutladı.
“20 yıl önce Kur’an kursları baskın korkusuyla eğitim veriyordu”
Konuşmasında geçmişte yaşanan zorluklara değinen Ali Şahin, yaklaşık 20 yıl önce kız kardeşlerinin Nizip’te gizli şekilde Kur’an kursuna gittiğini anlattı.
Şahin, “Kız kardeşlerim panik içinde eve gelir, ‘Polisler Kur’an kursunu basacak, hemen çıkmamızı söylediler’ derlerdi. Bugünlere ulaşmayı nasip eden Rabbimize hamdolsun.” ifadelerini kullandı.
Babası onu Nizip’in manevi önderlerinden Talip Kocasinan Hoca’ya götürdü
Ali Şahin, gençlik yıllarında babasının kendisini Nizip’in manevi önderlerinden, emekli imam Talip Kocasinan Hoca’nın dini kitaplar sattığı dükkânına götürdüğünü anlattı.
Babasının hocadan kendisine nasihat etmesini istediğini belirten Şahin, Talip Kocasinan Hoca’nın kulağına yalnızca iki kelime fısıldadığını söyledi:
“İnandığını yaşa.”
Şahin, bu sözün hayatının en önemli rehberlerinden biri olduğunu belirterek, “İnandığını yaşamazsan, yaşadığına inanmaya başlarsın.” dedi.
“Asıl problemimiz mümin olamayışımız”
Konuşmasının önemli bölümünü Kur’an’ın hayatın merkezine alınması gerektiğine ayıran Ali Şahin, bugün İslam dünyasının yaşadığı sıkıntıların temel nedeninin inançlarını hayatlarına tam olarak yansıtamamak olduğunu söyledi.
Şahin, “Biz Müslüman olduğumuz için yenilmiyoruz. Mümin olamadığımız için yeniliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Kur’an bir sözleşmedir”
Kur’an-ı Kerim’i Allah ile kulları arasında yapılmış ilahi bir sözleşme olarak tanımlayan Şahin, Müslüman olmanın bu sözleşmeye imza atmak, mümin olmanın ise o sözleşmenin hükümlerini hayatın her alanında yaşamak anlamına geldiğini dile getirdi.
“Kur’an hayatımıza inmezse hayatımız tahrif olur”
Hafızların Kur’an’ı ezberleyerek ilahi emaneti koruduklarını belirten Şahin, Kur’an’ın sadece ezberlenmesinin değil, yaşanmasının da büyük önem taşıdığını söyledi.
Şahin, “Allah Kur’an’ı hafızlar vasıtasıyla koruyor. Ancak biz Kur’an’ı hayatımıza indirmezsek hayatlarımız tahrif olmaya devam eder.” dedi.
Firavun örneğiyle hoşgörü mesajı verdi
Ali Şahin, konuşmasında Kur’an’daki Hz. Musa ile Firavun kıssasına da değinerek farklı düşünen insanlara karşı üslubun önemine dikkat çekti.
Allah’ın Hz. Musa’yı Firavun’a gönderirken “Yumuşak söz söyle” emrini verdiğini hatırlatan Şahin, bunun bütün Müslümanlara önemli bir mesaj olduğunu ifade etti.
Şahin, “Haklı olabilirsiniz ama kullandığınız dil mutlaka yumuşak olmalıdır. Kur’an bize bunu emrediyor.” diye konuştu.
“Kur’an’ın zarafetini bütün dünyaya taşımalıyız”
Kur’an’ın sadece okunmasının yeterli olmadığını belirten Ali Şahin, Müslümanların Kur’an’ın ahlakını, merhametini ve zarafetini hayatın her alanına taşıması gerektiğini vurguladı.
Hafızlara ve ailelerine teşekkür etti
Konuşmasının sonunda hafız öğrencileri tek tek tebrik eden Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, onları yetiştiren ailelere, Kur’an öğreticilerine, hayırseverlere, müftülüğe, Diyanet İşleri Başkanlığı ve belediye başkanlarına teşekkür ederek, hafızların üstlendiği Kur’an hizmetinin tüm İslam âlemine örnek olmasını temenni etti.








Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir