“Önce kızım, sonra ben kurtarıldım, evin halini görünce çok kötü oldum”Kızının ve kendisinin kurtarılma anlarını anlatan Hatice Töremen, “İlk önce kızım kurtarıldı. O kurtarılınca ben çok sevindim. Sonrasında da ben kurtarıldım ama acıdan pek bir şey hissetmiyordum. Sadece çıktıktan sonra evin halini görünce çok kötü oldum. Ev yerle bir olmuştu ve ben o kadar kötü bir durum beklemiyordum. Beni kurtaran Serkan ağabey ve ekinin çok yardımı oldu gerçekten” dedi.“Enkaz altındayken artçı sarsıntılarla yaşanan paniği duyuyorduk”Enkaz altındayken yaşanan artçı depremleri de hissettiklerini ve enkaz üstünde yaşanan paniği duyduklarını söyleyen Hatice Töremen, arama kurtarma ekibinden Serkan Emre ile aralarında geçen diyaloğu da anlatarak, “Ben enkaz altındayken bir kere sarsıntı oldu ve herkesin ‘koşun' diye bağrışmasını duydum. Ama Serkan ağabeyden Allah razı olsun. Bizi hiç bırakmadı. Çünkü o an bile ‘ben buradayım abla, gitmedim' dedi. Sonrasında da kızımdan sonra beni enkazdan kurtardı” ifadelerini kullandı.“Önce küçük Hilal'i, sonra annesini çıkardık, bu duygunun tarifi imkansız”Önce 2,5 yaşındaki Hilal'i ve sonrasında da annesi Hatice Töremen'i kurtaran ekibin başındaki Serkan Emre ise o anları ilk kez anlattı. Deprem sonrası Osmaniye'ye görevlendirildiklerini ancak yol tıkalı olduğu için Nurdağı'nda arama kurtarma çalışmalarına katıldıklarını ifade eden Serken Emre, “Deprem olunca biz Kayseri AFAD tarafından Osmaniye'de görevlendirildik ama Nurdağı'na geldikten sonra yollar 45 kilometre boyunca tıkalı olduğu için Osmaniye'ye geçemedik. Sonrasında burada bize ilçe emniyet müdürlüğü lojmanlarının yıkıldığını söylediler. Biz de oraya gittik. Oraya gidip arama kurtarma çalışmalarına başlayınca ilk önce Hatice Töremen'in 2,5 yaşındaki kızı Hilal'i sağ salim çıkardık. Hilal'i çıkardıktan sonra kucağıma aldım ve kulağına eğilerek ‘anneni buradan almadan gitmeyeceğiz' dedim. Hilal'i kurtardıktan 5 saat sonra da annesi Hatice kardeşimizi de takriben 13. saatte çıkardık. Bu duygunun tarifi imkansız. Hilal kızımız ile Hatice kardeşimiz ilk çıkardığımızda ağlıyordu ama şuan ikisinin de mutluluğunu gördüm. Bu bizim en büyük hediyemiz” diye konuştu.Said Vakkas Yağcı
“Önce kızım, sonra ben kurtarıldım, evin halini görünce çok kötü oldum”Kızının ve kendisinin kurtarılma anlarını anlatan Hatice Töremen, “İlk önce kızım kurtarıldı. O kurtarılınca ben çok sevindim. Sonrasında da ben kurtarıldım ama acıdan pek bir şey hissetmiyordum. Sadece çıktıktan sonra evin halini görünce çok kötü oldum. Ev yerle bir olmuştu ve ben o kadar kötü bir durum beklemiyordum. Beni kurtaran Serkan ağabey ve ekinin çok yardımı oldu gerçekten” dedi.“Enkaz altındayken artçı sarsıntılarla yaşanan paniği duyuyorduk”Enkaz altındayken yaşanan artçı depremleri de hissettiklerini ve enkaz üstünde yaşanan paniği duyduklarını söyleyen Hatice Töremen, arama kurtarma ekibinden Serkan Emre ile aralarında geçen diyaloğu da anlatarak, “Ben enkaz altındayken bir kere sarsıntı oldu ve herkesin ‘koşun' diye bağrışmasını duydum. Ama Serkan ağabeyden Allah razı olsun. Bizi hiç bırakmadı. Çünkü o an bile ‘ben buradayım abla, gitmedim' dedi. Sonrasında da kızımdan sonra beni enkazdan kurtardı” ifadelerini kullandı.“Önce küçük Hilal'i, sonra annesini çıkardık, bu duygunun tarifi imkansız”Önce 2,5 yaşındaki Hilal'i ve sonrasında da annesi Hatice Töremen'i kurtaran ekibin başındaki Serkan Emre ise o anları ilk kez anlattı. Deprem sonrası Osmaniye'ye görevlendirildiklerini ancak yol tıkalı olduğu için Nurdağı'nda arama kurtarma çalışmalarına katıldıklarını ifade eden Serken Emre, “Deprem olunca biz Kayseri AFAD tarafından Osmaniye'de görevlendirildik ama Nurdağı'na geldikten sonra yollar 45 kilometre boyunca tıkalı olduğu için Osmaniye'ye geçemedik. Sonrasında burada bize ilçe emniyet müdürlüğü lojmanlarının yıkıldığını söylediler. Biz de oraya gittik. Oraya gidip arama kurtarma çalışmalarına başlayınca ilk önce Hatice Töremen'in 2,5 yaşındaki kızı Hilal'i sağ salim çıkardık. Hilal'i çıkardıktan sonra kucağıma aldım ve kulağına eğilerek ‘anneni buradan almadan gitmeyeceğiz' dedim. Hilal'i kurtardıktan 5 saat sonra da annesi Hatice kardeşimizi de takriben 13. saatte çıkardık. Bu duygunun tarifi imkansız. Hilal kızımız ile Hatice kardeşimiz ilk çıkardığımızda ağlıyordu ama şuan ikisinin de mutluluğunu gördüm. Bu bizim en büyük hediyemiz” diye konuştu.Said Vakkas Yağcı










Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir