“Kepçe bulmuşlar Allah razı olsun onunla eşimle çocuğumu çıkardılar”Arkadaşlarının kepçe bularak müdahale ettiğini anlata Alaattin Başpınar, “İkindi civarı eşimle çocuğumu çıkarmışlar. Ondan sonra kaynatamla, kaynanamı kurtarmaya çalıştılar. Tamam dedik, biz daha dayanırız, bekleriz. Bunlar üzerimizde uğraştıkça üzerimize baskı daha da arttı. Biz o sırada bağırıyoruz, kurtarın bizi diyerek. Kepçeci o sırada bizi bırakıp gidecekti, ‘ben risk almam, içeridekiler canlı' diye. Rica minnet o bölgeyi kırdılar, bizi sündürerek çıkardılar. Ondan sonra direk koştum karımın yanına, onu Antep'e sevk etmişler. Elhamdülillah durumları iyiymiş” ifadelerini kullandı.“Sürekli üzerlerimizdeki beton sallanıyordu”Deprem saati 04.17'den akşam saat 20.30'a kadar enkaz altında kaldığını belirten Başpınar, “Üzerimizde çalışma oldukça, sürekli üzerimizdeki baskı artıyordu, betonlar sallanıyordu. Sürekli eşim yan tarafta bağırıyordu. Ben onu duyuyorum ama o beni duymuyordu. Daha yeni çocuğumuz olduydu, 3 aylıktı çocuğumuz, ‘yetişemiyorum' diyordu eşim. Delirdim, çıkayım duvarları kırayım diyorum ama elimden bir şey gelmiyordu. Kaynatam bana bağırıyor, duyuyorum. Bende bağırıyorum ‘eşim nasıl' diye o beni duymuyor” dedi.Depremde çocuğunu ve karısını daha çok düşündüğünü belirten depremzede, “O an ben öleyim, yeter ki karımla çocuğum kurtulsun dedim. Onlar kurtulsun bana bakma dedim. O kadar çaresizsin ki elinden bir şey gelmiyor. Ancak orada oturuyorsun, dar alandasın. Sürekli aklın onlarda, çıksınlar diye uğraşıyorsun. Çıktıktan sonra sağ olduklarına öyle bir dua ettim ki abi. İnan çok kötü oldum, çocuk için çok endişelendim” şeklinde konuştu.Mehmet Emin Öztürk
“Kepçe bulmuşlar Allah razı olsun onunla eşimle çocuğumu çıkardılar”Arkadaşlarının kepçe bularak müdahale ettiğini anlata Alaattin Başpınar, “İkindi civarı eşimle çocuğumu çıkarmışlar. Ondan sonra kaynatamla, kaynanamı kurtarmaya çalıştılar. Tamam dedik, biz daha dayanırız, bekleriz. Bunlar üzerimizde uğraştıkça üzerimize baskı daha da arttı. Biz o sırada bağırıyoruz, kurtarın bizi diyerek. Kepçeci o sırada bizi bırakıp gidecekti, ‘ben risk almam, içeridekiler canlı' diye. Rica minnet o bölgeyi kırdılar, bizi sündürerek çıkardılar. Ondan sonra direk koştum karımın yanına, onu Antep'e sevk etmişler. Elhamdülillah durumları iyiymiş” ifadelerini kullandı.“Sürekli üzerlerimizdeki beton sallanıyordu”Deprem saati 04.17'den akşam saat 20.30'a kadar enkaz altında kaldığını belirten Başpınar, “Üzerimizde çalışma oldukça, sürekli üzerimizdeki baskı artıyordu, betonlar sallanıyordu. Sürekli eşim yan tarafta bağırıyordu. Ben onu duyuyorum ama o beni duymuyordu. Daha yeni çocuğumuz olduydu, 3 aylıktı çocuğumuz, ‘yetişemiyorum' diyordu eşim. Delirdim, çıkayım duvarları kırayım diyorum ama elimden bir şey gelmiyordu. Kaynatam bana bağırıyor, duyuyorum. Bende bağırıyorum ‘eşim nasıl' diye o beni duymuyor” dedi.Depremde çocuğunu ve karısını daha çok düşündüğünü belirten depremzede, “O an ben öleyim, yeter ki karımla çocuğum kurtulsun dedim. Onlar kurtulsun bana bakma dedim. O kadar çaresizsin ki elinden bir şey gelmiyor. Ancak orada oturuyorsun, dar alandasın. Sürekli aklın onlarda, çıksınlar diye uğraşıyorsun. Çıktıktan sonra sağ olduklarına öyle bir dua ettim ki abi. İnan çok kötü oldum, çocuk için çok endişelendim” şeklinde konuştu.Mehmet Emin Öztürk










Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir