Arif Kurt mesajında, 30 Ağustos’un yalnızca bir askeri zafer olmadığını, Türk milletinin bağımsızlığına, vatanına ve geleceğine sahip çıkma iradesinin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirterek, bu büyük zaferin taşıdığı tarihi ve milli anlamın hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Kurt, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“30 Ağustos, bir milletin yokluklar ve imkânsızlıklar içerisinde dahi bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya ilan ettiği kutlu bir gündür.
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile tarihin akışı değişmiş, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük yolundaki kararlılığı eşsiz bir zaferle taçlanmıştır. 30 Ağustos; vatan toprağının her karışının hangi fedakârlıklarla korunduğunu, bağımsızlığımızın hangi ağır bedeller ödenerek kazanıldığını bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır.
Bu büyük zaferin arkasında; cephede vatanı için canını ortaya koyan kahraman Mehmetçiklerin cesareti, annelerin duaları, babaların fedakârlıkları, kadınların omuzlarında taşınan umut ve geleceğe inancını hiçbir zaman kaybetmeyen büyük Türk milletinin sarsılmaz iradesi vardır.
30 Ağustos, yalnızca savaş meydanında kazanılmış bir zafer değil; millet olmanın, birlik olmanın, aynı bayrak altında kenetlenmenin ve bağımsız yaşama kararlılığının destanıdır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu büyük zaferin kazanılmasında emeği, alın teri ve fedakârlığı bulunan tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizin hatırası, bu topraklarda sonsuza kadar yaşayacaktır.
Bizlere düşen en büyük görev ise onların bizlere emanet ettiği bu güzel vatanı korumak, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, Türkiye Cumhuriyeti’ni daha aydınlık ve güçlü yarınlara taşımaktır.
Bugün bizlere düşen, 30 Ağustos ruhunu sadece törenlerde ve mesajlarda hatırlamak değil; ülkemizin geleceği için çalışarak, üreterek, dayanışma içerisinde olarak ve milli birlik duygumuzu her şartta koruyarak yaşatmaktır.
Basın mensupları olarak bizler de milletimizin ortak hafızasını geleceğe taşıma konusunda büyük bir sorumluluk üstleniyoruz. Tarihimizi doğru anlatmak, şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakârlıklarını gelecek nesillere aktarmak ve milli değerlerimizi yaşatmak, basının en önemli görevlerinden biridir.
Gaziantep gibi Kurtuluş Savaşı’nın en şanlı sayfalarından birine adını altın harflerle yazdırmış bir şehirde, 30 Ağustos’un anlamı ve değeri çok daha derindir. Çünkü Gaziantep’in her sokağında, her taşında ve her karış toprağında bağımsızlık mücadelesinin izleri bulunmaktadır. Antep savunmasında gösterilen eşsiz direniş, Türk milletinin bağımsızlık karakterinin en güçlü örneklerinden biridir.
Bu nedenle 30 Ağustos’u kutlarken, yalnızca geçmişimizin büyük zaferini anmakla kalmıyor; aynı zamanda geleceğimize olan inancımızı da yeniliyoruz.
Birlik olduğumuzda aşamayacağımız hiçbir engel, inandığımızda ulaşamayacağımız hiçbir hedef yoktur.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyor; aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kahraman gazilerimize sağlık ve uzun ömür diliyorum.
Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyor, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde nice 30 Ağustosları birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde yaşamayı diliyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Arif KURT









Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir