Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile sulama imkanına kavuşan Şanlıurfa’daki tarım arazilerinde üretim kapasitesi yükseldi. Kurak tarım yapılan alanlarda ürün çeşitliliği genişlerken sebze, meyve ve endüstri bitkilerinin ekim alanları büyüdü; tarımsal hareketlilik tarıma dayalı sanayinin gelişmesine de katkı sağladı.
Şanlıurfa, Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt ve Şırnak’ı kapsayan GAP yatırımlarının koordinasyonunu sağlamak amacıyla GAP Bölge Kalkınma İdaresi 6 Kasım 1989’da kuruldu. İdare, bölgede gerçekleştirilen kamu yatırımlarının koordinasyonunu üstlenen çatı kuruluş olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı yatırımları arasında gösterilen proje sayesinde suyun toprakla buluşması, özellikle Şanlıurfa’da tarımsal üretimin niteliğini ve miktarını değiştirdi. Daha önce kuru tarım yapılan arazilerde başta pamuk ve mısır olmak üzere farklı ürünler yetiştirilmeye başlanırken, ekim alanları ve birim alandan alınan verim arttı.
Üretimdeki yükseliş, tarımsal ürünleri işleyen sanayi tesislerinin çoğalmasına ve bölge ekonomisinin güç kazanmasına zemin hazırladı.
GAP’ın etkisi birçok alana yayıldı
Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, GAP Bölge Kalkınma İdaresinin tarımın yanı sıra altyapı, enerji ve farklı sektörlerde de bölgeye önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Çullu, bölge nüfusunun önemli bir kesiminin geçimini tarımdan sağladığını belirterek, GAP ile tarımsal üretimin en az 4 kat artırılmasının hedeflendiğini ve bu hedefin gerçekleştiğini ifade etti.
Çullu, şöyle konuştu:
“Yaptığımız araştırmalarda sulama öncesi, GAP Bölge Kalkınma İdaresinin kuruluşundan önce 1000 dekar alanda geçimini sağlayamayacak bir çiftçi şu anda 100 dekar alanda rahat bir şekilde geçimini sağlayabilmekte. Bu bölgede mısır yoktu. Bu bölgede pamuk çok sınırlıydı. Bu bölgede buğday verimi daha düşüktü ama günümüzde bakıyorsunuz sadece pamuk bile GAP alanının yüzde 65'inde üretiliyor. Bu da ülke stratejisi açısından çok önemli. Sulu buğdaydan dolayı gelen ekstra gelir, üretim bile ülke verimine önemli katkı sağladı. Ayrıca mısır bölgede hiç yokken ikinci ürün olarak ülke tarımsal gelirine önemli katkılar sağladı.”
Harran Ovası’nda sulamayla ürün deseni değişti
Ziraat Mühendisleri Odası Şanlıurfa Şube Başkanı Mehmet Süzen, sulama suyunun bölgeye ulaşmasıyla birlikte tarımsal üretimde belirgin bir artış görüldüğünü dile getirdi.
Harran Ovası’nda sulama öncesinde buğday, arpa ve mercimek yetiştirildiğini aktaran Süzen, 1995’ten itibaren pamuk üretiminin öne çıktığını, ikinci ürün olarak mısır ekiminin de yaygınlaştığını kaydetti.
Şanlıurfa’nın pamuk üretiminde Türkiye’nin ilk sırasında bulunduğunu belirten Süzen, kentte yaklaşık 300 çırçır fabrikasının faaliyet gösterdiğini söyledi. Süzen, mısır üretiminin artmasıyla çok sayıda kurutma tesisinin de kurulduğunu ifade etti.
Sulama sayesinde tarımsal verimde de ciddi yükseliş yaşandığını anlatan Süzen, şunları söyledi:
“Şanlıurfa'da yaklaşık olarak 4 milyon dekar sulu tarım arazisi var. Eskiden pamukta 200 kilogram verim alırken şu anda bazı yıllar 700-800 kilogram aldığımız oldu. Harran Ovası, dünyanın en kaliteli makarnalık buğdayının yetiştiği bir yer. Suyun gelmesiyle birlikte verimler 300 kilogram iken buğdayda şu anda 800, 900 ve 1000 kilogram alan yerler oluyor. Bu da suyun bereketi.”
Süzen, tarımsal sulamada su kaybının önlenmesi gerektiğine işaret ederek mevcut kaynakların verimli kullanılmasının önemini vurguladı.
Haber kaynağı: Anadolu Ajansı












Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir