?>

Dr. Asım Güzelbey Yazdı : Zeugma Müzesi ve Guggenheim Müzesi

Asım Güzelbey

3 ay önce

İki müze, iki şehir ve kültürün turizmde yarattığı büyük dönüşüm… Zeugma Müzesi ile İspanya’daki Guggenheim Müzesi arasında ilk bakışta bir ilişki kurmak zor gibi görünebilir. Biri Güneydoğu Anadolu’nun merkezinde, Gaziantep’te bulunan ve M.Ö. 300’lü yıllardan Romalılara uzanan bir kültür hazinesinin sergilendiği muhteşem bir müze… Diğeri ise İspanya’nın Bask bölgesinde, Bilbao kentinde yer alan modern sanat müzesi. Aslında bu iki müze, şehirlerin kaderini değiştiren kültür yatırımlarının ne kadar önemli olduğunu gösteren iki güçlü örnektir. Önce hikâyeye Bilbao’dan başlayalım. Bask bölgesi, merkezi yönetimle ilişkileri zaman zaman gergin olan, tekstil ağırlıklı emek yoğun üretimin yapıldığı bir bölgeydi. Ancak 1990’lı yılların ikinci yarısında tekstil sektörünün Türkiye, Bulgaristan ve diğer ülkelere kaymaya başlamasıyla şehir ekonomisi zor bir döneme girdi. Bilbao’yu yönetenler bu durum karşısında şehrin turizm potansiyelini artıracak bir adım atmaya karar verdi. Ancak ortada Zeugma gibi tarihi bir hazine yoktu. Bunun yerine farklı bir yol seçildi. Dünyaca ünlü mimar Frank Gehry imzasını taşıyan Guggenheim Modern Sanat Müzesi inşa edildi. 1997 yılında açılan müze, ilk yılında yaklaşık 600 bin ziyaretçiyi ağırladı. Bugün ise bu sayı bir milyonu aşmış durumda. Ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 60’ı ise yabancı ülkelerden geliyor. Bu müze sayesinde Bilbao’nun turizm potansiyeli ciddi şekilde arttı. Şehirde çok sayıda otel ve restoran açıldı ve ekonomik canlılık gözle görülür hale geldi. Şimdi gelelim Gaziantep’e… Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 2012 yılında yapılan ve yasal prosedür gereği Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilen Zeugma Mozaik Müzesi, aslında çok daha büyük bir kültür hazinesini barındırıyor. Zeugma mozaikleri, Birecik Barajı’nın inşası sırasında Gaziantep sınırları içerisindeki Belkıs köyünde ortaya çıkarılan ve geçmişi Roma dönemine uzanan eşsiz bir kültür mirasıdır. Hikâyeyi biraz kısaltarak anlatayım. Henüz doktorluk yaptığım yıllarda Zeugma’yı gezmiş ve demir kafes içinde sergilenen Dionysos’un Düğün Sahnesi mozaiğini görmüştüm. Bu mozaik, daha sonra demir kafese zarar verilmeden açılan bir tünelle yerel hırsızlar tarafından çalındı. O gün içimde güçlü bir düşünce oluştu: Gaziantep’e mutlaka bir mozaik müzesi yapılmalıydı. Belediye başkanlığım döneminde her türlü engellemelere ve maddi zorluklara rağmen bu projeyi hayata geçirmek için mücadele ettik. Sonunda tamamen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin imkânlarıyla Zeugma Mozaik Müzesi’ni inşa ederek 2012 yılında hizmete açtık. Bugün Bilbao’daki Guggenheim Müzesi’ni gezdiğimde, içinde ruh barındırmayan bir modern sanat müzesi olmasına rağmen şehre nasıl büyük katkı sağladığını görünce, Gaziantep’te yaptığımız işin önemini çok daha iyi anladım ve gurur duydum. Mozaik Müzesi inşaatı sırasında maruz kaldığım eleştirileri, hatta yediğim domates saldırısını bile artık gülümseyerek hatırlıyorum. Üstelik bu müze sayesinde 2012 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından bana Kültür ve Sanat Büyük Ödülü verilmişti. Bu ödül hâlâ ofisimin bir köşesinde duruyor. Ancak ne yazık ki bugün Zeugma Müzesi’nin hiçbir köşesinde bu ödülden söz edilmiyor. Başka bir ülkede olsaydı, müzenin girişinde özel bir bölüm oluşturulur ve bu başarı özellikle vurgulanırdı. Dr. Asım Güzelbey
YAZARIN DİĞER YAZILARI