?>

Milli İstihbarat Akademisi’nin raporu yayınlandı: "Uluslararası sistem tarihte az görülen çok katmanlı bir dönüşüm sürecinden geçiyor"

Milli istihbarat akademisi tarafından hazırlanan "jeopolitik rekabetin dönüşümü, yeni meydan okumalar ve türkiye" raporu yayınlandı

Gündem - 3 ay önce

Milli İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan "Jeopolitik Rekabetin Dönüşümü, Yeni Meydan Okumalar ve Türkiye" başlıklı raporda, uluslararası sistemin tarihte az görülen çok katmanlı bir dönüşüm sürecinden geçtiği belirtildi.

Milli İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan "Jeopolitik Rekabetin Dönüşümü, Yeni Meydan Okumalar ve Türkiye" raporu yayınlandı. Raporda güç rekabetinden savunma ekonomilerine, yeni nesil harp teknolojilerinden uzay ve siber alan mücadelelerine kadar uzanan geniş bir yelpaze, kritik mineraller jeopolitiğiyle birlikte bütüncül bir analitik çerçevede değerlendirildi. Hazırlanan raporda, mevcut güvenlik paradigmasının yerini devletler arası rekabetin sertleştiği ve konvansiyonel güç unsurlarının ileri teknoloji ile iç içe geçtiği yeni bir stratejik dönemin aldığına dikkat çekildi. Bu dönüşümün yalnızca askeri kapasiteyle sınırlı kalmadığı; karar alma mekanizmalarını, ittifak yapılarını ve küresel güç dağılımını da yeniden şekillendirdiği ifade edildi. Belirsizliğin artık yönetilmesi gereken bir risk olmaktan çıkarak uluslararası rekabeti doğrudan biçimlendiren bir değişkene dönüştüğü kaydedildi. Raporun mevcut gelişmeleri tasvir etmekle yetinmeyerek geleceğin muhtemel çatışma patikalarına ilişkin stratejik bir okuma sunduğu aktarıldı. Stratejik öngörü kapasitesinin devletlerin güvenlik ve dış politika performansını belirleyen temel dinamiklerden biri haline geldiğinin de altı çizildi. Devletlerarası rekabetin yeniden yükselişi ve harp teknolojilerinin dönüşümü

Raporda, 21. yüzyılın ilk çeyreği geride kalırken uluslararası sistemin tarihsel bir kırılmaya tanıklık ettiği ifade edildi. 11 Eylül sonrası dönemin düşük yoğunluklu çatışma ve terörizmle mücadele merkezli stratejik okumalarının yerini, devletler arası rekabetin sert geometrisinin aldığına işaret edildi. Uluslararası düzenin bir yandan çatışmacı köklerine dönerken, diğer yandan teknoloji jeopolitiğinin asimetrik etkileriyle yeniden şekillendiği değerlendirildi.

Harp sahasına ilişkin enformasyon akışının hızla arttığı ve askeri-siyasi zeminin yeniden konvansiyonel unsurlar etrafında şekillendiği belirtildi. Zırhlı tugaylar, hava indirme tümenleri, balistik füzeler ve siber-elektronik muharebe ağlarının belirleyici unsurlar olarak öne çıktığı aktarıldı. Mevcut görünümün Soğuk Savaş’ı andıran bir disiplin taşısa da hiper harp teknolojilerinin belirleyici olduğu yeni bir döneme işaret ettiği kaydedildi. Bulut muharebe ağları, robotik harp, algoritmik harp ve yapay zekanın savaşın doğasını yeniden tanımladığına dikkat çekildi. Teknolojik dönüşümün askeri kapasitenin ötesinde jeopolitik rekabetin alanlarını genişlettiği ifade edildi. Rusya-Ukrayna savaşı ve stratejik teknolojilerin yaygınlaşması

Raporda, Rusya-Ukrayna savaşının yalnızca büyük güç rekabetini değil, stratejik teknolojilerin geniş kitlelerin kullanımına açıldığı bir konjonktürü de ortaya koyduğu belirtildi. Uydu görüntülerinin artık açık kaynak istihbarat zincirinin rutin verisine dönüştüğü ve düşünce kuruluşlarının olağan girdileri haline geldiği ifade edildi. Muharip dronlarla elde edilen hedefleme verilerinin sosyal medyada yayımlanmasının yeni bir harp epistemolojisinin inşasına zemin hazırladığı kaydedildi. Bu dronların önemli bir bölümünün ticari olarak temin edilebildiği ve start-up düzeyindeki yapılar tarafından üretilebildiği aktarıldı.

Rusya’nın savunma harcamalarının devlet kapitalizmi tarafından taşınabilir bir seviyede tutulduğu değerlendirildi. 2022’den bu yana Rus savunma harcamalarının direnç gösterdiği ve harp ekonomisinin sürdürülebilirliğine işaret ettiği belirtildi. Rusya’nın ikinci bir cephe açabilecek askeri-endüstriyel kapasiteye sahip olduğuna dair analizlere yer verildi. Küresel fay hatları ve stratejik kutuplaşmalar

Raporda, Asya-Pasifik cephesindeki risklerin küresel stratejik denklemin ağırlık merkezini belirsizleştirdiği ifade edildi. Tayvan çevresinde çıkacak bir savaşın ekonomik maliyetinin 10 trilyon doları aşabileceğine yönelik hesaplamalara dikkat çekildi. ABD’nin stratejik önceliklerinin Batı Yarım Küre dominasyonu ve Asya-Pasifik’te caydırıcılığın tahkimi doğrultusunda kaydığı belirtildi. Avrupa’nın kendi askeri kapasitesini inşa edebilmek için yüz milyarlarca dolarlık ilave savunma harcamasına ihtiyaç duyacağı değerlendirildi.

ABD’nin Avrupa müdafaasından çekildiği senaryolarda konvansiyonel kuvvetler için gerekli tedarik bütçesinin 1 trilyon doları aşabileceği kaydedildi. CRINK olarak adlandırılan Çin-Rusya-İran-Kuzey Kore ekseninin klasik bir ittifak şemasına oturmayan esnek bir güvenlik ekosistemi oluşturduğu ifade edildi. İran-İsrail hattında nükleer meseleler ve balistik füze envanteri bağlamında diplomatik bir formülün henüz bulunamadığı belirtildi. Muhtemel bir İran-İsrail savaşının hidrokarbon piyasaları üzerinden küresel ekonomik krize ve ciddi göç dalgalarına yol açabileceği değerlendirildi. Türkiye’nin direnç kapasitesi ve özerk kabiliyetleri

Raporda, Türkiye’nin jeopolitik konumu ve son 20 yılda yaşanan krizlerin odağında yer alması nedeniyle küresel belirsizlik ortamının etkilerini erken hissettiği ifade edildi. Bu süreçte yaşanan çatışma ve istikrarsızlıkların Türkiye’nin güçlü bir direnç geliştirmesine imkan sağladığı kaydedildi. Türkiye’nin bu direnç sayesinde kendi istikrarını muhafaza ettiği ve bir istikrar odağı olarak öne çıktığı belirtildi. Komşu bölgelerin güvenliğine ve istikrarına katkı sunan etkili bir paydaş konumuna geldiği aktarıldı. Geleneksel müttefiklerin son 10 yılda güvenlik ve savunma alanında beklenen ölçekte katkı sunmadığı, bu durumun Türkiye’nin özerk kabiliyetlerini geliştirme çabalarını ivmelendirdiği vurgulandı.

Savunma, istihbarat, güvenlik ve diplomasi alanlarında geliştirilen kapasitenin Türkiye’yi yeni küresel jeopolitik atmosfere görece daha hazırlıklı kıldığı vurgulandı. Türkiye’nin güçlü yönlerini avantaja dönüştürmesi ve riskleri kurumsal kapasitesini pekiştirerek karşılaması halinde önümüzdeki dönemde de kriz ve belirsizlikler karşısında istikrarlı ve güçlü kalacağı değerlendirildi.

Haftanın Öne Çıkanları

Tiryakioğlu Ailesinin Acı Günü

2026-02-22 10:31 - Defin Listesi

Gaziantep’te Gençlerin Tehlikeli Tutkusu Can Aldı: “Daha Kaç Can Gidecek?”

2026-02-22 20:35 - Asayiş

Gaziantep'in günlük defin listesi açıklandı!

2026-02-25 17:16 - Defin Listesi

Gaziantep OSB’de Silahlı Saldırıda 35 Yaşındaki Ali H. Hayatını Kaybetti

2026-02-20 19:57 - Asayiş

Gaziantep’te Hisseli Arazi Sahipleri Dikkat!

2026-02-21 20:39 - Gündem

Gaziantep'in 24 Şubat 2026 tarihli defin listesi

2026-02-24 17:23 - Defin Listesi

MHP Gaziantep İl Başkanı Mustafa Bozgeyik’in Acı Günü

2026-02-21 19:09 - Defin Listesi

20 Şubat 2026 tarihinde Gaziantep’te Defin Listesi !

2026-02-20 17:15 - Defin Listesi

26 Şubat Gaziantep'in defin listesi açıklandı

2026-02-26 17:23 - Defin Listesi

Gaziantep'in 23 Şubat 2026 tarihli defin listesi

2026-02-23 17:22 - Defin Listesi

İlgili Haberler

Çorum’da Türk sanat müziği ve Türk halk müziği konseri sanatseverleri mest etti

21:46 - Gündem

13 Mart Caddesi Bir Günlüğüne Trafiğe Kapatılacak

21:37 - Gündem

Çalışan Gazeteciler öneri ve taleplerini Rektör Prof. Dr. Sözbir’e anlattılar

20:26 - Gündem

Veliler sınav sıralarına çocukları için oturdu

20:20 - Gündem

Hitit Üniversitesi’nde "Fest ’26" coşkusu

19:53 - Gündem

Günün Manşetleri

AK Partili Hacı Ayvaz Çiçek Karkamış’ta gönüllere dokunuyor

22:52 - Siyaset

Kilis tüm değerleriyle İstanbul’a çıkartma yapıyor

22:16 - Kültür

Gaziantep FK’da Ömer Erdoğan sesleri

19:33 - Spor

Gaziantep’te iş yeri kurşunlama ve yağma şüphelisi 2 şahıs tutuklandı

19:28 - Asayiş

Saldırı amacı ile aracından inen şahsa 180 bin TL ceza

18:51 - Asayiş