Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Sivas gibi illerin aksine bu yıl kene vakaları düşük seyrediyor. Bunda vatandaşların bilinçlenmesi ve alınan önlemlerin etkili olduğu belirtiliyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, bölgede bu yaz yaklaşık 25-26 vakanın görüldüğünü, bazı hastaların ağır seyir gösterdiğini ancak vaka sayılarında geçmiş yıllara göre azalma olduğunu belirtti. Hastaların çoğu Kelkit ve Şiran’dan
Hastaların çoğunluğunu Kelkit ve Şiran’dan gelenler oluşturduğunu belirten Yılmaz, bunun yanı sıra Artvin, Bayburt ve Şebinkarahisar’dan da vakaların görüldüğü, hatta Amasya’dan gelen bir hastanın da tedavi edildiğini ifade ederek alınması gereken tedbirler hakkında uyarılarda bulundu.
KKKA’nın görüldüğü bölgelere gidecek vatandaşların pantolon paçalarını çoraplarının içine sokarak korunmalarını, eve döndüklerinde ise tüm vücutlarını kene açısından kontrol etmelerini öneren Yılmaz, "KKKA’ nın görüldüğü yerlere gidecek vatandaşlarımızın pantolon paçalarını çoraplarının içine sokmaları, eve geldiklerinde ise tüm vücutlarını kontrol etmeleri ve kene tespit etmeleri halinde en yakın sağlık merkezine başvurmaları büyük önem taşıyor" dedi. Vaka sayıları geçmiş yıllara göre düştü
Türkiye’de KKKA vakalarının en yoğun görüldüğü dönemin 2008-2010 yılları olduğunu belirten Yılmaz, o yıllarda bölgede 60-70 vaka görüldüğünü bu yıl ise vaka sayısının 25-26 seviyesinde olduğu kaydederek alınan önlemler sayesinde vakaların giderek azaldığını ifade etti.
Kongo Kanamalı Ateşi’nin bölgede 15 Haziran-15 Temmuz arasında pik yaptığını belirten Yılmaz, "Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) özellikle haziran ve temmuz aylarında, yani 15 Haziran-15 Temmuz arasında bölgemizde pik yaptığı dönemdedir. Bu sene de bu şekilde geçti. Yaklaşık 25-26 vakamız oldu. Hastaların bir kısmı çok ağır seyrederek takip edildi, bir kısmı ise hafif vakalar şeklinde gelip takip ettiğimiz hastalardı. Şu anda servisimizde, üç gün önce gelip taburcu ettiğimiz hasta var. Kanama riski nedeniyle aldığımız bu hasta, üç günde düzelerek taburcu edildi. Yoğun bakıma gönderdiğimiz hastalarımız da oldu. Özellikle Gümüşhane’nin Kelkit ve Şiran ilçelerinden gelen hastalar çoğunlukta. Bunun yanı sıra Artvin, Bayburt ve Şebinkarahisar’dan gelen hastalarımız da var. Ülkemizin farklı bölgelerinden, örneğin Amasya’dan gelen hastamız da oldu. Özellikle KKKA’nın görüldüğü yerlere gidecek vatandaşlarımızın, pantolon paçalarını çoraplarının içine sokarak alana çıkmalarını öneriyoruz. Eve geldiklerinde ise tüm vücutlarını kene açısından kontrol etmeleri gerekiyor" diye konuştu. Ağustos ayı itibarıyla genellikle tek tük vakalar görülmüştü
2002’den günümüze kadar geçen süreçte, ağustos ayı itibarıyla genellikle tek tük vakaların görüldüğünü hatırlatan Yılmaz, "2002’den günümüze kadar geçen süreçte, ağustos ayı itibarıyla genellikle tek tük vakalar görülmüştü. Bu sene de durumun böyle olacağını ve vaka sayılarının azalacağını düşünüyoruz. Ancak azalmanın sağlanabilmesi için kişilerin bu önlemlere, yani enfeksiyon kontrol önlemlerine uyması gerekiyor. KKKA’nın görüldüğü yerlere gidecek vatandaşlarımızın pantolon paçalarını çoraplarının içine sokmaları, eve geldiklerinde ise tüm vücutlarını kontrol etmeleri ve kene tespit etmeleri halinde en yakın sağlık merkezine başvurmaları büyük önem taşıyor. Ülkemizde KKKA vakalarının en yoğun görüldüğü dönem 2008-2010 yıllarıydı. O yıllarda 60-70 vaka görürdük. Şu anda ise 25-26 vaka seviyesindeyiz; bu sayı belki 30’a ulaşabilir. Vakaların giderek azalması, alınan önlemlerin artmasıyla birlikte gerçekleşti" ifadelerini kullandı. "Dünyanın birçok bölgesinde yaygın olarak görülmektedir"
KKKA dünyanın bir çok bölgesinde yaygın olarak görüldüğünü ifade eden Yılmaz, "KKKA, isminden de anlaşılacağı üzere kuzeyde Kırım’da, güneyde ise Kongo’da görülebilen bir hastalıktır. Dünyanın birçok bölgesinde yaygın olarak görülmektedir. Özellikle İran’da çok fazla vaka bulunmaktadır, Afrika’da da mevcuttur. Ülkemizde ise 2002 yılından bu yana görülmektedir ve giderek azalacağını düşünüyoruz. KKKA bu bölgenin hastalığıdır. Hastalığa karşı doğrudan etkili bir antiviral ilacımız yoktur. Antibiyotik gibi verilip hastayı düzeltecek bir ilaç bulunmamaktadır. Bu nedenle en önemli yaklaşım destek tedavisidir. Kene ısıran ya da üzerinde kene görülen kişilerin mutlaka bir sağlık merkezine başvurması gerekiyor. Burada ilk tetkikler yapılır. Birkaç gün sonra kişide ateş, halsizlik ve kırgınlık gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Özellikle halsizlik, kırgınlık ve ateş görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık merkezine başvurulmasını öneriyoruz. Bize kanama şikâyetiyle gelen hastalar da oldu. Çok ağır seyredip yoğun bakıma almak zorunda kaldığımız hastalarımız da bulundu. Bu nedenle kişilerin sağlık merkezine başvurmak için kanamayı beklememesi gerekiyor. Trabzon’da KKKA taşıyan keneler bulunmamaktadır. Trabzon’daki vakalarımızın ise tamamının Gümüşhane ve Bayburt tarafıyla bağlantılı bir hikâyesi bulunmaktadır" dedi.