Türkiye’nin tarihindeki en önemli uluslararası organizasyonlardan birine ev sahipliği yapacağını belirten Şahin, zirveye ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanının katılacağını ifade etti.
“Riskli Coğrafyada Güvenlik Önlemleri Kaçınılmaz”
Muhalefet ve bazı çevrelerin Ankara’da uygulanan olağanüstü güvenlik tedbirlerini eleştirdiğini hatırlatan Şahin, mevcut küresel gelişmeler dikkate alındığında alınan önlemlerin son derece normal olduğunu vurguladı.
Rusya-Ukrayna savaşının kuzeyde, İsrail-İran geriliminin ise güneyde devam ettiğine dikkat çeken Şahin, “Böylesine sıcak ve riskli bir coğrafyada, 32 ülke liderinin katılımıyla gerçekleştirilecek bir zirvede üst düzey güvenlik tedbirlerinin alınması son derece doğal ve gereklidir” dedi.
Dayton Örneğini Hatırlattı
Geçtiğimiz yıl ABD’nin Dayton kentinde düzenlenen NATO Parlamenter Asamblesi İlkbahar Genel Kurulu’na katıldığını belirten Şahin, benzer hatta daha kapsamlı güvenlik uygulamalarının ABD tarafından da hayata geçirildiğini söyledi.
Toplantılar için şehir merkezinde “NATO Köyü” adı verilen geniş bir güvenlik bölgesi oluşturulduğunu ifade eden Şahin, birçok cadde ve sokağın araç trafiğine kapatıldığını, yaya girişlerinde sıkı kimlik kontrolleri yapıldığını ve delegasyonların konakladığı bölgelerde yoğun güvenlik önlemleri uygulandığını anlattı.
Şahin ayrıca zirve süresince şehir merkezi üzerindeki hava sahasının sivil uçuşlara kapatıldığını, insansız hava araçlarının kullanımının yasaklandığını ve anti-drone sistemlerinin devreye alındığını kaydetti.
“Eleştirmek Yerine Gurur Duymalıyız”
Uluslararası zirvelerde güvenliğin ev sahibi ülkelerin birincil sorumluluğu olduğunu belirten Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Dayton’da parlamenter düzeyde gerçekleştirilen NATO toplantısında dahi son derece kapsamlı güvenlik tedbirleri uygulanmıştır. Ankara’da devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla düzenlenecek NATO Zirvesi için alınan tedbirlerin eleştirilmesi yerine, Türkiye’nin böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmasından gurur duyulmalıdır.”