Adıyaman’da "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" dolayısıyla program düzenlendi.
Adıyaman Valiliği önünde toplanan kalabalık Atatürk Bulvarı üzerinde kortej yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşte 100 metre uzunluğunda Türk bayrağı açılarak vatandaşların omuzunda taşındı. Kortej Hasan Taşar İmam Hatip Ortaokulu bahçesinde sona erdi. Burada düzenlenen etkinlikte saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim okundu. Öğrenciler, kortej boyunca taşıdığı sancağı Vali Abdullah Küçük’e teslim etti.
Programa, Vali Abdullah Küçük, Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, AK Parti İl Başkanı Ekrem Çadır, kurum müdürleri, STK temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.
Birlik ve beraberlik mesajı veren Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, "Türk milletinin Türkiye’nin dört bir yanında ortaya koyduğu şanlı direnişten de şu sonucu çıkarıyoruz ki, en büyük güç milletin gücüdür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Yani 15 Temmuz 2016 tarihinde de yine milletin azmi ve kararı, milletin birliği ve beraberliği ülkemizde demokrasiyi ve hukuku kurtarmış ve korumuştur. Adıyaman’ımızda da o günü hepiniz çok iyi hatırlıyorsunuz. Halkımız dayanışma içerisinde, birlik beraberlik içerisinde bu kalkışmaya karşı, bu darbe girişimine karşı büyük bir dayanışma içerisinde kalarak tepkisini ortaya koymuş, Cumhuriyetine, millet egemenliğine ve demokrasiye, devletine sahip çıkmıştır. Bugün de aynı heyecanla, aynı gururla, dayanışma duygusuyla hepimiz burada yan yanayız. Bundan sonra da hep yan yana olacağız. Birlik beraberlik içerisinde ülkemize, Cumhuriyetimize, demokrasimize sahip çıkacağız. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" dedi.
Adıyaman Valisi Abdullah Küçük ise, "O karanlık gecede sinesini tankların önüne siper eden, ezanı susturmak isteyen hainlere karşı "Allahu Ekber" nidalarıyla direnen, vatanı uğruna canını hiçe sayan 253 kahraman şehidimizi rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum. Onların kanı yerde kalmadı, kalmayacak. Kahraman gazilerimize ise sağlık, huzur ve uzun ömür diliyor; onların bu milletin bağrındaki tahtının ebedî olduğunu bir kez daha haykırıyorum. Şunu asla unutmadık, unutturmayacağız: 15 Temmuz, sadece bir darbe girişimi değildir; bu milletin bağımsızlığına, istikbaline ve egemenliğine kasteden hain bir çetenin, emperyalizmin maşası FETÖ’nün son perdesidir. 1970’lerden itibaren bir eğitim hareketi kisvesi altında devletimizin kurumlarına sızdılar. Takiyyeciydiler, sahtekardılar, ikiyüzlüydüler. Ama asıl mesele şu: Bu milletin ferasetini, imanını ve istiklal aşkını asla hesaba katmadılar. En büyük yanlışları buydu. O gece, Cumhurbaşkanımızın tarihi çağrısıyla milyonlar meydanlara akın etti. Peki bu sadece bir çağrı mıydı? Hayır. Bu, vatan sevdasının, ezan sesine sahip çıkmanın ve hür yaşama azminin coşkun bir tufanıydı. Kimi yalın ayak, kimi duasında, kimi evladını yanına alarak koştu. Tankların üzerine yürüyen bu necip millet, demokrasiye zincir vurulamayacağını tüm âleme gösterdi. Tarih boyunca Çanakkale’de, Kut’ül-Amare’de, Malazgirt’te nice destanlar yazan ecdadımız, 15 Temmuz’da da aynı ruhu diriltti. Bu, millet egemenliğinin üzerinde hiçbir gücün olmadığının en sarih delilidir. Bu topraklar hep kahramanlar yetiştirdi; ama hainler de oldu. 15 Temmuz’da gördüğümüz o ihanet şebekesi, bundan sonra da farklı kılıklara bürünüp, farklı maşalar bulup karşımıza çıkacaklardır. Ama onları şimdiden uyarıyorum: Türk milleti uyanıktır, Türk milleti bedel ödemiştir. Bizler, devletimizin tüm kurumlarıyla bu hastalıklı yapıların kökünü kazıyana kadar mücadele edeceğiz. Bunun sözünü veriyorum. Bize düşen sorumluluk çok açıktır: Bilinçli olmak, uyanık olmak, demokratik kurumlarımıza sımsıkı sarılmak ve hukukun üstünlüğünü her daim muhafaza etmektir. Sakın unutmayalım ki; bu birlik, bu beraberlik, bu kardeşlik duygusu bizim en büyük sigortamızdır. Kimsenin bizim aramıza nifak sokmasına müsaade etmeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki, bir olursak kurtuluruz, beraber olursak güçlü oluruz, hep birlikte Türkiye oluruz" diye konuştu.