Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Köstü, özellikle doğum yapan ve ileri yaş grubundaki kadınlarda sık görülen rahim ve mesane sarkmalarının hayat kalitesini olumsuz etkilediğini belirterek, uygun hastalarda kapalı yöntemle yapılan asma cerrahileri sayesinde başarılı sonuçlar alındığını söyledi.
Kahramanmaraş Özel Sular Akademi Hastanesinde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Köstü, kadın doğum alanındaki jinekolojik cerrahilerin büyük bölümünün hastanelerinde başarıyla uygulandığını belirterek, özellikle kadınlarda sık görülen rahim ve idrar kesesi sarkmalarına yönelik yapılan asma cerrahileri hakkında bilgi verdi.
Kadınlarda organ sarkmalarının özellikle normal doğum yapan, çok sayıda doğum yapan ve ilerleyen yaş grubundaki kadınlarda daha sık görüldüğünü ifade eden Köstü, "Kadınlarda asma sarkmalar sık görülen hastalıklar. Özellikle doğum yapan kadınlarda, çok doğum yapan kadınlarda belli bir yaştan sonra görülebiliyor. Belli bir aşamayı geçtiğinde kişilere ciddi rahatsızlıklar verebiliyor. Hastanın sarkmanın olmasına bağlı ağrılar, idrar kaçırmaları, küçük ve büyük tuvaletindeki problemler görülebiliyor. Çeşitli asma cerrahileri var. Çok yapılan cerrahiler değil. Biz idrar kesesi sarkmaları için bir ölçü, rahim sarkmaları için sakroterin suspendyon veya histeropeksi, çok yapılan bir cerrahi değildir. Histeropeksi veya pubopeksi cerrahisi veya nadiren sakrospinoz ligament fiksasyonu asma cerrahileri kliniğimizde gerek olunduğu durumlarda yapmaktayız. Beraberinde idrar kaçırma şikayetleri çok sık oluyor. Bu cerrahilere idrar kaçırma, sarkmalara bağlı idrar kaçırmaları varsa yine idrar kaçırmaları için de ek cerrahi yapmak gerekiyor. Çok sıklıkla söylediğimiz konulardan bir tanesi, jinekolojik ameliyatlar ekseriyetle beraberdir. Yani kişilerde rahim alınması, idrar kaçırması ve sarkmalar. Bu üç durum ekseriyetle birlikte görülür. O yüzden rahim alınacak kişilerde bu tür komplikasyonlara karşı deneyimli olmak gerekiyor. Yani gerektiğinde eğer rahim alındıktan sonra sarkmalar olursa asma cerrahisi yapmak gerekiyor veya idrar kaçırması olduğu durumlarda idrar kaçırması cerrahisi yapmak gerekiyor. Veya en başından rahim alındığında eğer bu kişilerde sarkmalara karşı veya idrar kaçırmaya karşı bir risk görülürsek aynı cerrahide, yani rahim alınması cerrahisinde sarkması için de yine idrar kaçırması için de profilaktik cerrahi yapmak gerekiyor ki bu durum sıklıkla atlanmakta. Tabii yani eğer rahim alma ameliyatına sarkma cerrahisi veya idrar kaçırma cerrahisi eklenildiğinde ameliyatın süresi uzar ve hastanede kalış süresi uzayabilir duruma göre. Çünkü ameliyatın boyutu artıyor" dedi.
Ameliyatların kapalı yöntemle yapılabildiğini de ifade eden Dr. Köstü, "Bu cerrahiler bizim için sıkıntı yoksa iki gün yatmak genelde yeterli oluyor. Yine kapalı yapılabiliyor. Yani artık eskisi gibi değil, açık cerrahi değil. Kapalı ameliyat da yapılabildiği için bu asma ameliyatları, hastanede kalış süresi bir gün, iki gün en fazla bir sıkıntı çıkmadıktan sonra. Kapalı cerrahilerin hastaya konforu daha iyi. Yani hem ağrı konforu hem hastanede kalış süresi daha kısa hem de iyileşme daha hızlı oluyor. Bu cerrahilerin hepsi kapalı yapılabiliyor. Bir tanesi işte gerçekten çok doğum yapmak, doğum yapmalar sarkmaları artırıyor. İkincisi rahim alınması. Rahim alınması sarkma riskini artırıyor. O yüzden zaten kişilerde sarkmaya karşı bir ihtimal durumu veya idrar kaçırmaya karşı bir ihtimali varsa, rahim alınma ameliyatlarında bunlar için de yine ek cerrahi yapmak gerekiyor. Yani rahim alınması, doğum yapmak ve yaş da yine sarkma riskini artırıyor. Sarkmaları tabii dışarı çıkan kitle şeklinde rahatsız olur bundan. Yine eğer idrar kaçırması varsa özellikle öksürmekle, hapşırmakla idrar kaçırmak, bu sarkmaları, idrar kaçırmaları oluyor. Bu ameliyatlardan histeropeksi, kapalı histeropeksi, rahim masma, kemiğa en sağlam askı ameliyatıdır. Çok yapılan bir cerrahi değil. Biz kliniğimizde gerekli hastalara tabii riskli bir cerrahidir. Riskli kişilere yapabiliyoruz" diye konuştu.