Muş’ta bir ilk: Kulak keloidi, ödüllü cerrahi teknikle tedavi edildi

Muş’ta bir ilk: Kulak keloidi, ödüllü cerrahi teknikle tedavi edildi

Muş devlet hastanesi’nde, çocuk yaşta kulak deldirme sonrası gelişen ve yıllar içinde büyüyen ileri derecede kulak keloidi, türk plastik cerrahi derneği tarafından ödüle layık görülen cerrahi yöntemle başarıyla alındı.

Muş Devlet Hastanesi’nde, çocuk yaşta kulak deldirme sonrası gelişen ve yıllar içinde büyüyen ileri derecede kulak keloidi, Türk Plastik Cerrahi Derneği tarafından ödüle layık görülen cerrahi yöntemle başarıyla alındı.


Muş’ta yaşayan 32 yaşındaki iki çocuk annesi H.A., çocukluk döneminde kulak deldirme sonrası oluşan ve zamanla büyüyerek çevre dokulara yayılan kulak keloidi nedeniyle Muş Devlet Hastanesi’nde ameliyat edildi. Kentte ilk kez uygulanan özel cerrahi teknik sayesinde hasta sağlığına kavuştu.


Uzun yıllardır sağ kulağında büyüyen ve hem estetik hem de fiziksel rahatsızlığa yol açan keloid dokusu, Muş Devlet Hastanesi Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Halil Işık ve ekibi tarafından yapılan detaylı değerlendirme sonrası ameliyata alındı. Operasyonda, Dr. Işık’ın uzmanlık eğitimi döneminde hocaları ile birlikte geliştirdiği ve Türk Plastik Cerrahi Derneği tarafından ödüle layık görülen özel bir cerrahi yöntem kullanıldı. Titizlikle gerçekleştirilen müdahale sonucu keloid doku tamamen temizlenirken, kulağın doğal görünümünün korunmasına da özen gösterildi. Ameliyat sonrası kısa sürede taburcu edilen hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu ve düzenli kontrollerle iyileşme sürecinin takip edildiği söyleyen Dr. Işık, Uygulanan yöntemin, keloid oluşumunun tekrar etme riskini azaltmaya yönelik planlandığını belirtti.


Keloid oluşumunun vücuttaki yara iyileşme mekanizmasının kontrolsüz çalışması sonucu ortaya çıktığını ifade eden Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Halil Işık, "Vücudumuzda herhangi bir yaralanma olduğunda yara iyileşme mekanizması devreye girer ve bu süreç genellikle bir yara iziyle sonuçlanır. Keloid durumunda ise bu mekanizma kontrolden çıkar ve aşırı büyümüş bir yara izi oluşur. En sık kulak, omuz, sırt ve göğüs orta hattında görülür. Genellikle ağrı, kaşıntı, akıntı ve kulak şeklinde bozulma şikayetleriyle karşımıza çıkar. Hastamız da polikliniğimize her iki kulağında keloid lezyonlarıyla başvurdu. Özellikle sağ kulağında oldukça agresif ve büyük bir keloid mevcuttu. Kulağın yarısına kadar yayılmış, sağ yanak ve boyun bölgesine doğru ilerlemişti. Lezyonun ortasında akıntılı büyük bir yara bulunuyordu" dedi.


Hastanın öyküsünde daha önce cerrahi müdahale bulunmasının süreci daha karmaşık hâle getirdiğini aktaran Op. Dr. Işık, şunları kaydetti: "Hastamızda ağrı ve kaşıntı şikayetleri de vardı. Ayrıca kolunda da keloid öyküsü bulunuyordu. Daha önce yapılan cerrahi sonrası keloid daha agresif şekilde tekrar etmişti. Keloid tedavisindeki en zor nokta, hastalığın doğası gereği tekrar etme riskinin yüksek olmasıdır. Bu hastamızda iki önemli zorluk vardı. Birincisi, kulağın kendine özgü ve hassas yapısını mümkün olduğunca korumak; ikincisi ise keloidin tekrar etme ihtimalini en aza indirmekti. Bu nedenle, uzmanlık eğitimimiz sırasında geliştirdiğimiz ve plastik cerrahi literatüründe yer alan özel bir tekniği kullandık."


Tedavinin tek bir işlemle sınırlı kalmadığını hatırlatan Op. Dr. Işık, "İlk ameliyatta kulağın şeklini maksimum düzeyde koruyarak lezyonun büyük kısmını çıkardık. Ardından hastanın kendi hücrelerinden oluşturulan özel bir tedavi protokolü uyguladık. Takip sürecinde birkaç seans daha tedavi gerçekleştirdik. İkinci ve üçüncü girişimlerde de aynı yöntemi kullanarak nüks riskini minimuma indirmeyi hedefledik. Şu anki takiplerinde hastamızda herhangi bir nüks bulgusu yok. Ağrı, kaşıntı ve akıntı şikayetleri tamamen geriledi. Sonuçtan oldukça memnunuz" ifadelerini kullandı.


Kulakta oluşan her yaralanmanın keloide yol açabileceğini ancak en sık nedenin küpe veya piercing gibi deldirme işlemleri sonrası oluşan yaralar olduğunu belirten Işık, "Bu işlemler uygun olmayan ortamlarda yapıldığında enfeksiyon ve iyileşmeyen yaralara, dolayısıyla kulak keloidlerine neden olabilmektedir. Bu nedenle kulakta iyileşmeyen yara, geçmeyen akıntı ya da şişlik varsa mutlaka erken dönemde plastik cerrahiye başvurulmalıdır. Muş Devlet Hastanesi’nde bu büyüklükte bir kulak keloidini ilk kez ameliyat ettik ve hastamızda çok başarılı bir sonuç elde ettik. Benzer şikâyetlerle başvuran birçok hastamızda da kendi geliştirdiğimiz teknikle başarılı sonuçlar almaya devam ediyoruz" diye konuştu.


Baba Abdülbaki Aydemir ise, "Kızımın kulağındaki sorun, küçük yaşlarda küpe takılmasına bağlı olarak başladı. Çocukluğundan beri kulağında yara vardı, zamanla büyüdü. Daha sonra hastaneye geldik. Burada Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Halil Işık hocamızla tanıştık. Yaklaşık 6 ay önce tedavi sürecine başladık. Bu süreçte ameliyat oldu ve iki-üç seanslık bir tedavi uygulandı. Şu an Allah’a şükür kızımın durumu çok iyi. Ameliyattan sonra düzenli olarak 15 günde bir kontrole geliyoruz. Şu anda herhangi bir sıkıntımız yok, durumu gayet iyi. Emeği geçenlere teşekkür ederim" dedi.


Muş Devlet Hastanesi’nde ilk kez gerçekleştirilen bu başarılı operasyon, bölgedeki sağlık hizmetlerinin ulaştığı seviyeyi bir kez daha ortaya koydu. Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Işık, benzer şikâyetleri olan vatandaşların gecikmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini vurguladı.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...
ÇOK OKUNAN HABERLER
gaziantep haberleri için doğru bilgiyi sunan haber sitesi kenthaber ile gaziantep haber alanında en doğru bilgiye ulaşın. gaziantep son dakika için bizi keşfedin. google