Bursa’nın Mudanya ilçesinde imar barışı çerçevesinde 2018 yılında yapı kullanma belgesi ile elektrik su almaya hak kazanan 2 bin bina sahibi şimdi yıkım tehdidi ile karşı karşıya. Bir kısmı imar barışından yararlanıp elektrik su alan ancak yapı kullanma belgeleri iptal edilen, bir kısmı da binaları köy sınırlarında kalan yüzlerce kişi Mudanya Belediyesi’nden gelen yıkım tebligatı ile şok oldu. Elektrik, su almaya hak kazanan ve kapılarına numara asılan Mudanyalılar belediyenin bu kararını gözden geçirmesini istiyor. İmar Affı kapsamında yapılarına elektrik ve su bağlanan hatta bu yapılar için vergi ödeyen vatandaşlar, "Yıkım çözüm değildir" diyerek Mudanya Belediyesi’ne tepki gösterdi. Mudanya Belediyesi’nin kanuni zorunluluk olmasına rağmen 12 yıldır büyükşehir kanunu ile merkeze bağlanan köylerde imar planı yapmamasının da bir çok binayı kaçak duruma düşürdüğü öne sürülüyor.
2014 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile birlikte bir çok köy, mahalle statüsüne geçerken daha önce köylüler tarafından kullanılan araziler de belediyelere devredildi. 6360 sayılı yasa gereğince köylüler babadan hatta dededen kalan yapılarına bile çivi çakamaz hale geldi. Büyükşehir Yasasında 2 sene içerisinde yapılması yada yaptırılması açıkça belirtilmesine rağmen Mudanya Belediyesi 12 yıl boyunca uhdesindeki köylerin planlarını yapmadı. Bu sebeple köy statüsünden mahalle statüsüne geçen bir çok kırsal alandaki yapı tarım alanı göründüğü için kaçak pozisyonuna düştü. İmar planı olmayan alanlarda köylünün barınma ihtiyacı için yaptığı evler, ahırlar ve tarımsal yapılar cezalar, davalar ve yıkım kararlarıyla karşı karşıya bırakıldı. Yasadan önce yapılmış olmasına rağmen bir çok eve de yıkım tebligatı gitti.
Tarım arazisi üzerindeki yapılarına elektrik ve su bağlanan hatta vergi dahi ödeyen bir çok yapı sahibi Mudanya Belediyesi’ne isyan etti.
Kırsal yaşam biçiminin göz ardı edildiğini belirten vatandaşlar belediyelerin iki yıl içinde imar planlarını yapması gerektiğini, ancak bu planların yapılmadığını, bedelinin ise köylüye ödetildiği vurgulandı.
İmar Barışı hatırlatması
6 Haziran 2018’de yürürlüğe giren İmar Barışı düzenlemesiyle devletin yapı sorununu kabul ettiğini ifade eden mağdur vatandaşlar uygulamada yapılan hataların milyonlarca vatandaşı yeniden mağdur ettiğini belirtti. Sürelerin defalarca uzatılması, bankaların hafta sonu bile açık tutulması ve reklamlarla yapılan çağrıların vatandaşları yanlış yönlendirdiği dile getirildi. Yapılan açıklamada bugün ise aynı vatandaşların "yanlış yaptın" denilerek yıkım tebligatlarıyla karşı karşıya bırakıldığına dikkat çekildi. Açıklamada, Mudanya Belediyesi’nin asli görevi olan imar planlarını yapmadığı, bunun yerine vatandaşı cezalar ve yıkımlarla terbiye etmeye çalıştığı ifade edildi. Bu yaklaşımın sosyal belediyecilikle uyuşmadığı vurgulandı.
Mudanya’da köylülerin evlerinin eskidiği ve yenilenmeye ihtiyaç duyduğu, ancak "imar yok, izin yok" cevabıyla karşılaştıkları belirtildi.
Açıklamada yıkım siyasetinin iflas ettiği ve vatandaşın suçlu ilan edilmesinin kabul edilemez olduğu dile getirildi.
2 bin binanın yıkım tehdidi altında olduğunu belirten İmar Mağdurlarının sözcüsü İbrahim Hacıoğlu, "1995 yılında yapılmış 30 senelik binalara bile tebligat gönderiyorlar. Belediye İmar planı yapmadığı için bu yapılar bile kaçak duruma düştü aralarında genç binalar var. 1 yıllık yapılar sırf belediye imar planı hazırlamadı diye yıkılmasın. Bu yapıların afet risk analiz raporu oluşturularak kayıt altına alınması lazım. Bu yapılan vatandaşın tapu arazisi içerisinde neymiş tarım arazisiymiş bakıyorsun tarım yapılacak yer kalmamış her yer ev. Bir çok kişiye tebligat gitti. 60 gün içerisinde itiraz etmezse encümen kararı ile evleri yıkılacak. Mudanya Belediyesi planları güncellemediği için vatandaşla devleti karşı karşıya getiriyor" dedi.