Molfix'in Hayat Bağım Eğitim Programı'nın kapsamı genişletildi

Molfix'in Hayat Bağım Eğitim Programı'nın kapsamı genişletildi

Hayat Kimya'nın bebek bakım kategorisindeki markası Molfix'in hayata geçirdiği Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı'nın kapsamı genişletildi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işbirliğiyle yeni döneminde kapsamı genişletilen programın detayları İstanbul'da gerçekleştirilen basın toplantısında paylaşıldı.

Erken ya da sağlıksız doğan bebekler ve ailelerine sevgi ve güven temelli bir bağ kurmaları için destek olmak amacıyla 2019'da başlatılan programın, 7. yılında daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.

Anne-baba adaylarını, 0-3 yaş arası bebeği olan anne-babaları ve bakım verenleri de kapsayacak program, ilk etapta Ağrı, Ankara, Aydın, Bursa, Kayseri, Kocaeli, Mardin, Mersin, Samsun ve Şanlıurfa olmak üzere 10 pilot ilde hayata geçirilecek.

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ve Sosyal Hizmet Merkezlerinde görevli uzman personel aracılığıyla gerçekleştirilecek eğitimlerle her ilde en az 1000 aileye, proje sonunda ise yaklaşık 10 bin aileye ulaşılması hedefleniyor.

Program kapsamında anne babalar ve bakım verenlerin, 0-3 yaş arası çocukların gelişim dönemleri, çocuk yetiştirme becerileri, güvenli bağlanma, stres yönetimi ve anne baba olma psikolojisi alanlarında bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Ayrıca anne baba-bebek etkileşimini destekleyen teknikler, aile içi etkili iletişim, sağlıklı iletişim modelleri, iletişim engelleri ve çatışma faktörlerine ilişkin farkındalık oluşturulması gibi konular da programın önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu, etkinlikte yaptığı değerlendirmede, Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı ile anne ve babaların ihtiyaçlarına daha etkili şekilde cevap verebilen yeni bir uygulamayı başlattıklarını söyledi.

Cevheroğlu, projenin, anne ve babaların kendilerini daha donanımlı hissetmelerine katkı sağlayacağına inandıklarını dile getirerek, "Çocukların sevgiyle büyüdüğü ve anne babaların kendilerini güçlü hissettiği aile ortamı, huzurlu bir toplumun temeli oluşturmaktadır. Bugün tanıtımını gerçekleştirdiğimiz bu eğitim programı da bu anlayışın somut bir göstergesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, dünyanın dördüncü büyük bebek bezi üreticisi olduklarını ve Molfix markasıyla annelerin özellikle 0-3 yaş döneminde en önemli yol arkadaşlarından biri konumunda bulunduklarını söyledi.

Aydın, bebeklerin toplumun geleceği olduğuna inandıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Özellikle 0-3 yaş döneminde bebeklerin sağlıklı olarak gelişmesi, yalnızca fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması değil, duygusal olarak da anne ile bebeğin ya da birincil bakım sağlayan kişiyle bebeğin duygusal bağlanması ve bebeğin duygusal gelişimini de destekleyecek şekilde büyümesine katkı sağlamasının, gelecek toplumları oluşturan bu bebeklerin sağlıklı bireyler olması açısından çok kıymetli bir evre olduğunun altını uzmanlar sürekli çiziyorlar."

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi işbirliğiyle kapsamlı bir eğitim kiti hazırladıklarını belirten Aydın, ilk yıl 10 şehir belirlediklerini aktardı.

Aydın, projenin ilk çıkış noktasında dezavantajlı bölgelerde ve sağlıksız doğum yapan annelerin bulunduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Erken dünyaya gelen bebeklerin hem hayata tutunma yaşam kaygısıyla birlikte anne ile bebeğin uzak kalma gibi bir süreci var. Bu süreçte onların desteklenmesi noktasında Hayat Bağım Projesi, anne ile bebeğin o süreçte güvenli bağlanmasını sağlamak için kurgulandı."

Sağlık Bakanlığı ile yürüttükleri ilk 5 yılda 195 bin aileye ulaştıklarını anımsatarak, "0-3 yaş bebeği olan ebeveyn olarak o süreçte daha fazla destek almak isteyen çok aile var. Ulaşabileceğimiz daha geniş kitlelere ulaşmalıyız dedik ve programı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'yla bir araya gelerek genişlettik." şeklinde konuştu.

Aydın, bebeğin fiziksel gelişiminin yanı sıra duygusal gelişimine de katkı sağlamayı amaçladıklarını vurgulayarak, "Projeye çok inanıyoruz, bugün dünyaya gelen her bebek aslında toplumun yarınını, geleceğini oluşturuyor. Biz bu inançla çok güzel bir sosyal fayda projesine imza attığımızı düşünüyoruz." dedi.

Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Bayhan da projenin temellerinin 7 yıl önce kamu hastanelerindeki anne misafirhanelerinde atıldığını anlattı.

Projenin başlangıçta yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeği yatan anneler için hayata geçirildiğini belirten Bayhan, "Bu annelere bebekleriyle güvenli bağlanmaları, iletişim kurmaları, iletişim için ne yapmaları gerektiği, gelişimini nasıl takip etmeleri gerektiği, özellikle de taburcu olduktan sonra gelişimini nasıl takip etmeleri gerektiği konusunda eğitim verdik. İlk o zaman başladı, onun adı da Hayat Bağım'dı." dedi.

Bayhan, duyarlı bakımın bebeğin verdiği sinyalleri doğru okumaktan ve bunlara hızlı cevap vermekten geçtiğini vurgulayarak, "Duyarlı bakım dediğimiz şey zaten bebeğin verdiği sinyalleri doğru okumak, bu sinyallere uygun ve duyarlı yanıt vermek. Bunu da bebeğin bulunduğu yaş ve gelişim düzeyine göre nasıl uygulayacağını bilmekten geçiyor." şeklinde konuştu.

Bebek Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar da eğitimlerin temelinin duyarlı bakım ile bebeğin her zaman desteklenmesi gerektiğini bilen anne-babalar ve diğer tüm bakım verenlerden geçtiğini dile getirdi.

Koçkar, eğitimlerde ebeveynlerin bebeklerine duyarlı ve tutarlı biçimde nasıl bakım verebileceklerini öğrendiklerine dikkati çekerek, "Yani bir bebek ağladığında yanına ne zaman gidilir? Hemen. Çünkü bebeğin o anda ona ihtiyacı var. Bu dünyaya geldi ve birisi ağladığında yanına gelecek mi? Karnım acıktığında karnım doyurulacak mı? Bunları bilmeye ihtiyacı var." diye konuştu.

Bebeğin yüzüne gülen ve onunla ortaklaşan bir yetişkini hissettiğinde çok daha sakin bir duygudurum sistemine sahip olduğunu vurgulayan Koçkar, "Biz bütün kapasiteyle gelmiyoruz. Duygudurum kapasitesi zaman içerisinde gelişir. Bir yetişkinle gelişebilmesi için bebeklikte, bin günde güvenli bir bağlanma oluşmuş olması gerekiyor." dedi.

Koçkar, ailelerin çocuklarına nasıl duyarlı bakım verebileceklerini bu eğitimlerle öğrendiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Tabii ki anneler babalar bir sürü dertleri olabilir, bir sürü konuları olabilir. Çünkü biz insanız. Kendilerini nasıl sakinleştirebilirler? Bebeğe nasıl sakince yaklaşabilirler? Bunların eğitimi de veriliyor. Güvenli bağlanma için önce kendimizi sakinleştireceğiz. O zaman bebeğe sakinlikle yaklaşabiliyoruz."

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER
gaziantep haberleri için doğru bilgiyi sunan haber sitesi kenthaber ile gaziantep haber alanında en doğru bilgiye ulaşın. gaziantep son dakika için bizi keşfedin. google