Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Teknokent’te faaliyetlerini sürdüren Karya Farma bünyesindeki HBX Academy, Karya’nın tıp mirasını ve 21 asırlık tedavi yöntemlerini laboratuvar ortamında inceleyip dünyaya tanıtmak için çalışma başlattı.
Çalışmada Ege’de yetişen tarım ürünlerinin yanı sıra endemik bitkilerin de ele alınacağını belirten HBX Academy Kurucusu Hakan Başlık, "Bu çalışma ile geçmişte kullanılan yöntemleri doğrudan tedavi olarak tekrar etmek yerine, söz konusu tarihsel bilgiyi modern mikrobiyoloji, biyokimya, farmakoloji ve moleküler biyoloji yöntemleriyle sınamayı esas alıyoruz. Amacımız efsaneleri tedavi iddiasına çevirmek değil; tarihsel bilgiyi laboratuvar verileriyle karşılaştırmak, güvenlilik ve etkinlik araştırmalarını yapmak ve bilimsel değeri bulunan sonuçları insanlığın yararına sunmak" dedi.
Bugüne kadar yaptığı çalışmalarla 18 ayrı patent alan Karya Farma HBX Ar-Ge ve HBX Academy, Karya coğrafyasında gelişen antik tıp birikimini doğal ürünler, biyoteknoloji, koruyucu sağlık, akıllı nutrasötikler ve yenilikçi farmasötik yaklaşımlar çerçevesinde yeniden ele aldığını duyurdu.
Antik çağda savaş yaralanmaları, salgın hastalıklar, ateşli rahatsızlıklar, sindirim sistemi sorunları, kadın hastalıkları, doğum komplikasyonları, deri hastalıkları ve zehirlenmelerin toplum sağlığını tehdit eden başlıca sorunlar arasında yer aldığını ve modern laboratuvarların ve ileri görüntüleme yöntemlerinin bulunmadığı bu dönemde hekimlerin kullandıkları farklı yöntemlerin tek tek toplanıp kitaplaştırılacağı belirtildi.
Karya bölgesindeki Knidos’un, MÖ 5. yüzyıldan itibaren tıp araştırmalarının önemli merkezlerinden biri olarak öne çıktığını kaydeden Hakan Başlık, "Knidos Tıp Okulu’nda yetişen hekimlerin hastalıkları belirtilerine göre sınıflandırmaya, ayrıntılı tanımlamalar yapmaya ve tedaviyi sistemli gözlemlere dayandırmaya çalıştıkları belirtiliyor. Knidoslu hekimlerin Pers, Makedon ve Karya saraylarında görev yapması, bu tıp geleneğinin bölgesel sınırları aşan bir etkiye ulaştığını gösteriyor. Knidos Tıp Okulu’nun önde gelen isimlerinden Euryphon’un özellikle kadın hastalıkları alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor. Karya’da yetişen hekimlerin antik dünyanın en güçlü yönetim merkezlerinde kabul gördüğünü ortaya koyuyor. Bu hekimlerin başarılarının yalnızca uyguladıkları tedavilerle sınırlı olmadığı; hastalıkları gözlemleme, vakaları birbirinden ayırma, belirtileri kaydetme ve hekimliği sistemli bir bilgi alanına dönüştürme çabalarıyla da önem taşıdığı ifade ediliyor. HBX Academy’nin çalışmalarında Miletos’un sorgulayıcı düşüncesi, günümüzdeki laboratuvar araştırmaları ve bilimsel doğrulama süreçleriyle sembolik olarak ilişkilendirilip kaynak oluşturulması hedefleniyor" dedi.
"Kadim yöntemler modern bilimle yeniden araştırılacak"
Bu çalışmada Karya coğrafyasının bitkisel kaynakları, arı ürünleri, incir, zeytin ve geleneksel şifa uygulamalarında kullanılan doğal bileşenlerin çağdaş bilimsel yöntemlerle araştırılacağını kaydeden Hakan Başlık, Büyük İskender dönemindeki kültürel etkileşimin de ele alınacağını kaydetti. Başlık; "Çalışmalar, doğal bileşenlerin kimyasal profillerinin belirlenmesi, biyolojik etkilerinin laboratuvar ortamında incelenmesi, güvenlilik değerlendirmelerinin yapılması ve yenilikçi ürün modellerinin geliştirilmesi gibi aşamalardan geçecek. Geçmişte kullanılan yöntemleri doğrudan tedavi olarak tekrar etmek yerine, söz konusu tarihsel bilgiyi modern mikrobiyoloji, biyokimya, farmakoloji ve moleküler biyoloji yöntemleriyle sınamaya çalışacağız. Kısaca; Karya Farma HBX Ar-Ge ve HBX Academy olarak bu kadim şifa bilgisini modern bilimin imkanlarıyla yeniden araştırıyoruz" dedi.