Sağlık polikliniklerinde bugünlerde "suçiçeği mesaisi" yaşanıyor. Genellikle hafif seyirli bir hastalık gözüyle bakılan ancak bulaşıcılığı oldukça yüksek olan suçiçeği vakalarındaki devasa artış, uzmanları harekete geçirdi.

Uzm. Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz’un "Son bir aydır görmediğim tek bir gün yok" sözleriyle özetlediği tablo, virüsün bu yıl her zamankinden daha yaygın olduğunu kanıtlar nitelikte. Özellikle ileri yaşlarda hayati tehlike yaratan komplikasyonlara davetiye çıkaran bu tabloya karşı, uzmanlar aileleri "erken teşhis ve dikkat" konusunda teyakkuza çağırıyor.
"GENELLİKLE İYİ SEYİRLİ ANCAK OLDUKÇA BULAŞICI"
‘Suçiçeği Varisella Zoster isimli virüsün sebep olduğu döküntülü bir hastalık' diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, "Genellikle ateş, halsizlik ve vücudun çeşitli bölgelerinde başlayan sivilce benzeri döküntülerle seyreden bir hastalık. Genellikle iyi seyirli ancak oldukça bulaşıcı. Tipik saçlı deri, el içinde, ayak tabanında da veziküler döküntüler olabiliyor. Her yaş grubunda görülebilen bir hastalık. 1 yaş altında ve adölesan dönemden sonra görülürse daha ağır seyredebilen bir hastalık. 1 yaşın altında seyrederse beyin zarı iltihaplarına kadar neden olabilir. Suçiçeğine bağlı çok fazla pnömoni de bildirilmiş. Akciğer enfeksiyonlarına yol açabilir, ateşli havalelere yol açabilir, beyin zarı tutulumu, pankreatite kadar varan literatürde yayınlar var o yüzden suçiçeği aslında çok basit bir hastalık değil. Özellikle adölesan dönemde geçirildiğinde de karaciğer yetmezliğine kadar yol açabildiği ölümcül tablolar olabiliyor. Adölesan dönemde bulaşı engellemek çok önemli. Döküntüler oldukça kaşıntılı döküntüler oluyor bazen onları önlemek için kremler kullanabiliyoruz. Önemli olan; yaymadan kullanmak. Yayılırsa vücutta daha ağır bir tabloya yol açar ve özellikle yüzde iz kalma ihtimali fazla olan bir virüs enfeksiyonundan bahsediyoruz. Yüzde yüz koruyuculuk için 2 doz aşılama öneriliyor ancak ülkemizde ulusal aşı takviminde sadece bir doz aşı var. Hasta, kendi 2'nci doz aşıyı yaptırabiliyor" şeklinde konuştu.

"BU YIL SUÇİÇEĞİ VAKASI ÇOK FAZLA ARTTI"
Sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Yönetci Pekuz, "Ülkemizde son zamanlarda aşı karşıtlığı maalesef çok hızla yayıldı. 2015 Ege Tıp Mezunuyum, asistanlığımda hiç suçiçeği görmedim desem yalan olmaz. Geçmişe nazaran şu zamanlarda daha fazla görüyoruz. Bu yıl suçiçeği vakası çok fazla arttı. Normalde aslında suçiçeği geçirilerek bir bağışıklık kazanılırsa tekrar suçiçeği olarak hastalığı geçirmek mümkün değil ancak zona geçirilebiliyor. Ailelere önerdiğim, kendimde de uyguladığım en önemli şey; çocuğumuz gerçekten hastaysa, döküntüleri varsa en ufak bir şüphemiz varsa mutlaka bir sağlık profesyoneline başvuracağız. Koruyucu önlemler alacağız, sık sık el yıkayacağız. Oldukça bulaşıcı bir hastalık, o yüzden mümkün olduğunca teması azaltacağız. Tüm döküntüler gidene kadar bulaştırıcılık devam etmektedir. Semptomatik tedavi uyguluyoruz, antibiyotik tedavisinin yeri yok, tamamen çocuğun semptomlarını düzeltici, destekleyici tedaviler uyguluyoruz. Ateş ve döküntü varsa bu çocuğun bence mutlaka bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Hamilelerde bulaş olduğunda biraz sıkıntılı durumlara sebep olabiliyor. Şu kış aylarında hamilelerin çok daha iyi korunması, izole olmaları gerekiyor. Son 1 aydır poliklinikte suçiçeğini görmediğim bir gün yok, bu benim için ok ciddi bir rakam. 10 yıldır aktif olarak çocuk polikliniği yapıyorum, çok farklı yerlerde de çalıştım. İlk defa böyle bir sıklık görüyoruz. Bu bizim alarm etmeli, dikkatli olmalıyız, el hijyenine özellikle özen göstermeliyiz" dedi.