Olayla ilgili resmi makamlar ölüm nedenini kalp krizi olarak açıklarken, hemşirenin zayıflama amacıyla kullandığı iğne ile ölüm arasında bağlantı olabileceğine yönelik iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Konuyla ilgili herhangi bir resmi doğrulama ise henüz yapılmadı.
Edinilen bilgilere göre, Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde görev yapan hemşire Ali Parlak, kilo vermek amacıyla doktor kontrolünde zayıflama iğnesi kullanmaya başladı. İddiaya göre ilk dozun ardından kısa sürede yaklaşık 8 ila 10 kilogram veren Parlak'a, yaşanan hızlı kilo kaybı nedeniyle karaciğer enzimlerini kontrol ettirmesi tavsiye edildi.
Yapılan tetkiklerin ardından ikinci doz uygulanan Parlak'ın, nöbeti sırasında aniden fenalaşarak hayatını kaybettiği öne sürüldü. Olayın ardından sosyal medyada ve kamuoyunda, kullanılan zayıflama ilacı ile ölüm arasında bağlantı olabileceğine ilişkin çeşitli iddialar gündeme geldi.
Ancak Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan resmi açıklamada, Ali Parlak'ın kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği bildirildi. Hastane yönetimi ile İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yayımlanan taziye mesajında, merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sağlık camiasına başsağlığı dilekleri iletildi.
Öte yandan, Parlak'ın kullandığı ilacın göbek bölgesine uygulanan, insülin benzeri enjeksiyon yöntemiyle kullanılan ve yasal olarak ruhsatlı bir zayıflama ilacı olduğu ifade edildi. Ancak ilacın marka adı ve etken maddesi hakkında resmi makamlar tarafından herhangi bir açıklama yapılmadı.
Yaşanan olayın ardından uzmanların daha önce yaptığı uyarılar da yeniden gündeme geldi. Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı Kazım Doğan Eroğulları, daha önce yaptığı değerlendirmede zayıflama iğnelerinin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, bu ilaçların yalnızca hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulamıştı.
Genç hemşirenin vefatıyla ilgili olarak zayıflama ilacı ile ölüm arasında doğrudan bir bağlantı kuran resmi bir rapor veya açıklama bulunmazken, olayın tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin ise yapılacak olası incelemeler ve resmi açıklamalarla netlik kazanması bekleniyor.