Meriç, özellikle “stratejik madenler” kapsamında hızlandırılan izin süreçlerinin doğa üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, orman alanları, su havzaları, tarım arazileri ve zeytinliklerin madencilik faaliyetleri nedeniyle risk altında olduğunu ifade etti.
Yerleşim alanlarına yakın bölgelerde açılan maden sahalarının halk sağlığı, tarım ve hayvancılık üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu savunan Meriç, kimyasal atık havuzları ve dere kirliliği gibi çevresel sorunların su kaynakları açısından geri dönüşü zor tahribatlara yol açtığını dile getirdi.
Bakanlığın denetim süreçlerinin yeterliliğini de sorgulayan Meriç, mevzuata aykırı işletmelere yönelik yaptırımların şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
CHP’li Meriç, bu kapsamda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a bir dizi soru yöneltti. Sorular arasında son beş yılda verilen maden ruhsatlarının sayısı ve dağılımı, Gaziantep’teki durum, ruhsat verilen alanların arazi türlerine göre sınıflandırılması, zeytinliklere yakın maden işletmeleri ve bu işletmelere uygulanan yaptırımlar ile denetim ve iptal süreçlerine ilişkin veriler yer aldı.
Meriç’in önergesiyle birlikte, maden faaliyetlerinin çevresel etkileri ve ruhsatlandırma politikalarının yeniden değerlendirilmesi çağrısı da Meclis gündemine taşınmış oldu.