Yıllar boyunca sadece Kilis’te değil, Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve yurt dışında da ismi saygıyla anılan Yaşar Aktürk’ün hayatını konu alan “Berber Yaşar – Kilis’ten Dünyaya Uzanan Bir Vefa Hikâyesi” adlı eser okuyucuyla buluştu.

Yazar Firuzan Gürbüz Gerhold imzasını taşıyan kitap, yalnızca bir biyografi değil; aynı zamanda sınır kentlerinden yükselen mücadele ruhunun, vefanın, cesaretin ve memleket sevdasının da belgesi niteliğinde.

Kilis’ten çıkan sıra dışı bir hayat hikâyesi
Kilis’in dar sokaklarından başlayan hayat yolculuğu; Halep, Beyrut, İstanbul, Zürih ve Monte Carlo’ya kadar uzanıyor. Kitapta, Yaşar Aktürk’ün çocukluk yılları, yoklukla geçen dönemleri, sınır ticaretinin bilinmeyen yüzü, Türkiye’nin kritik dönemlerinde yaşadıkları ve girişimcilik serüveni etkileyici bir anlatımla aktarılıyor.

Eser, okuyucuya sadece bir insanın hikâyesini sunmuyor; aynı zamanda son yarım yüzyılda Türkiye’nin sosyal ve ekonomik dönüşümüne sahadan bakma fırsatı veriyor.

Ben o röportajı yapan az sayıdaki gazetecilerden biriyim
Gazeteci Arif Kurt olarak, yıllar önce İstanbul’da Berber Yaşar ile özel bir röportaj gerçekleştirmiştim. O dönem bu röportaj, kenthaber27.com gibi birçok yayın organlarında büyük ilgi görmüştü.

Berber Yaşar ile röportaj yapabilen gazeteci sayısı oldukça azdı. Belki de onun hayatına en yakından tanıklık eden ve uzun uzun dinleyen tek isimlerden biri oldum.
O röportajda dikkat çeken en önemli nokta; sahip olduğu imkanlara rağmen Yaşar Aktürk’ün zihninin hep Kilis’te olmasıydı.

“İnsan doğduğu toprağı unutmaz”
Röportajımız sırasında söylediği şu söz hafızamdan hiç silinmedi:
“İnsan nereye giderse gitsin, doğduğu toprağı unutmaz. Kilis benim yüreğimde.”
Bu cümle, onun hayatını özetliyordu. Dünyanın farklı noktalarında yaşamış, büyük çevreler edinmiş, önemli ticari ilişkiler kurmuştu ama gönlünde hep Kilis vardı.

Hayırseverliği ile de anıldı
Yaşar Aktürk sadece ticaret hayatıyla değil, ihtiyaç sahiplerine yaptığı yardımlarla da tanındı. Sessizce yapılan destekler, öğrencilere uzatılan eller, memleket insanına sahip çıkma anlayışı onu farklı kılan en büyük özelliklerden biriydi.
Kilis’te birçok kişi onu sadece “Berber Yaşar” diye değil, “garibanın yanında duran adam” olarak hatırlıyor.

Bir dönemin canlı tanığı
Kitapta anlatılanlar arasında Türkiye’nin kritik yılları, sınır hattındaki hareketlilik, bölgesel ticaretin perde arkası ve Ortadoğu’nun değişen dengeleri de yer alıyor.
Bu yönüyle eser, sadece biyografi değil; yakın tarihe düşülen önemli bir not olarak öne çıkıyor.
Kilis için büyük değer
Bugün Kilis’in yetiştirdiği önemli isimlerden biri olarak anılan Yaşar Aktürk’ün hayatının kitaplaştırılması, şehir hafızası açısından da büyük önem taşıyor.
Çünkü bazı insanlar sadece yaşadıkları dönemle sınırlı kalmaz… Hikâyeleri nesillere aktarılır.
Berber Yaşar da onlardan biri.

Kilis’in taş sokaklarından başlayıp dünyaya uzanan bu yolculuk, bir insanın azimle neleri başarabileceğini gösteriyor. Ama daha da önemlisi; insanın ne kadar yükselirse yükselsin, memleketini unutmaması gerektiğini hatırlatıyor.
“Berber Yaşar” kitabı, yalnızca bir yaşam öyküsü değil… Vefanın, cesaretin ve memleket aşkının kitabıdır.