Ticaret Bakanlığı’nın aldığı kararla, e-ticaret yoluyla ithal edilen ürünlerde yaşanan ciddi sağlık ve güvenlik risklerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Bakanlık tarafından yapılan denetim ve laboratuvar analizlerinde, farklı kategorilerde incelenen 182 ürünün yüzde 81’inin mevzuata aykırı olduğu tespit edildi. Özellikle oyuncak, ayakkabı ve saraciye ürünlerinde yasal sınırların çok üzerinde fitalat, kurşun ve toksik maddelere rastlandı. Uzmanlar, bu maddelerin başta çocuklar olmak üzere tüm tüketiciler için kanserojen ve kalıcı sağlık sorunları riski taşıdığına dikkat çekiyor.
Raflara değil, doğrudan evlere giriyordu
Yurt dışı merkezli e-ticaret platformları üzerinden satın alınan bu ürünlerin büyük bölümü, iç piyasadaki denetim mekanizmalarına takılmadan doğrudan tüketicilerin evlerine ulaşıyordu. Ucuz alışveriş cazibesiyle tercih edilen bu ürünlerin, ciddi sağlık riskleri barındırdığı ve denetimsiz e-ithalatın sistematik bir mağduriyet ürettiği vurgulanıyor.
Muhatap bulunamadı, şikâyetler sonuçsuz kaldı
Denetim sonuçları kadar dikkat çeken bir diğer sorun ise tüketicilerin yaşadığı muhatap eksikliği oldu. Ayıplı veya sağlığa zararlı ürünlerde iade ve değişim yapılamadı, sorumluluk üstlenen bir muhatap bulunamadı. Yurt dışı satıcıların Türkiye’de temsilcisinin olmaması nedeniyle hukuki süreçler işletilemedi; tüketici hakem heyetleri ve dava yolları fiilen devre dışı kaldı. Artan şikâyetler ve sağlık riskleri sonrası 30 avroluk gümrük kolaylığının kaldırılması kaçınılmaz hale geldi.
“Ucuz görünen ürünün bedeli ağır”
Uzmanlar, düşük bedelli ürünlerin yarattığı cazibenin; sağlık harcamaları, hukuki belirsizlik ve güven kaybı gibi çok daha ağır maliyetlerle geri döndüğünü belirtiyor. Ayrıca denetimsiz şekilde ülkeye giren ürünlerin, standartlara uygun üretim yapan yerli firmalarla haksız rekabet yarattığına da dikkat çekiliyor.
Yasaklama değil, denetim ve koruma
Yeni düzenlemeyle birlikte 30 avroya kadar olan ürünler için uygulanan basitleştirilmiş gümrük beyannamesi sona erdirildi. Bundan böyle yurt dışı e-ticaret platformlarından gelen tüm ürünler normal ithalat prosedürlerine tabi olacak. Yetkililer, bu adımın bir yasaklama değil; denetimi artırmaya ve tüketiciyi korumaya yönelik zorunlu bir düzenleme olduğunu vurguluyor. Amaç, teknik mevzuata uygunluk kontrollerini sıkılaştırarak güvensiz ve sahipsiz ürünlerin ülkeye girişini engellemek.
Bazı ürünler kapsam dışı
Düzenleme kapsamında; reçeteli ilaç ve takviye gıdalar, Ar-Ge ve test amaçlı ürünler, numunelik eşyalar, kitap ve basılı yayınlar, diplomatik eşya, yolcu eşyası ile öğrenci ve araştırmacıların eğitim ve bilimsel amaçlı getirdiği ürünler için mevcut uygulamalar devam edecek. Ticaret Bakanlığı, bu alanlarda gümrük idarelerine kolaylaştırıcı talimatlar verdi.
“Sorumlu devlet anlayışının gereği”
Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Türkiye, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi tüketicilerine güvenli ve sağlıklı ürün tedarikini sağlamakla yükümlüdür. Güvensiz ve sağlıksız ürünlerin ithalatına ve piyasaya sunulmasına izin verilmez. Bu karar, sorumlu devlet anlayışının bir gereğidir ve tüm ülkelere eşit şekilde uygulanmaktadır” denildi.
Benzer adımlar dünyada da atılıyor
Avrupa Birliği de ürün güvenliği endişeleri nedeniyle sınır ötesi e-ticarete yönelik ek vergiler ve geçiş süreci uygulamaları başlattı. ABD ise Ağustos 2025’te 800 doların altındaki siparişler için uygulanan basitleştirilmiş gümrük işlemlerini sonlandırarak tüm paketleri normal ithalat kapsamına aldı.
Yeni düzenlemenin, “Ucuz alışveriş uğruna tüketici sağlığı göz ardı mı ediliyor?” sorusuna geç kalmış ancak zorunlu bir yanıt olduğu değerlendiriliyor.

