TİM Suriye Masası Başkanı ve Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, elde edilen tablonun tesadüfi olmadığını vurguladı. Kadooğlu, 2025 yılının Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinde daha öngörülebilir, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapının oluştuğu bir dönem olduğunu belirterek, ihracatta ulaşılan seviyenin yıl geneline yayılan sistematik çalışmaların sonucu olduğunu ifade etti.

Gaziantep İlk Sırada Yer Aldı
İller bazında değerlendirildiğinde, Suriye’ye en fazla ihracat 653 milyon dolar ile Gaziantep’ten gerçekleştirildi. Kentin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 35,7 artış gösterdi. İstanbul, yüzde 140,1’lik artışla 382 milyon dolara ulaşırken, Ankara yüzde 1.501 gibi dikkat çekici bir artışla 281,8 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Bu veriler, Suriye pazarının yalnızca sınır illeriyle sınırlı kalmadığını, Türkiye genelindeki farklı üretim merkezlerini de kapsadığını ortaya koydu.
Hububat Sektörü Liderliğini Korudu
Sektörel dağılımda hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü yüzde 35,4 artışla 700 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı. Kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı yüzde 78,6 artışla 299,1 milyon dolara, elektrik ve elektronik sektörü ise yüzde 61 artışla 224,3 milyon dolara yükseldi.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Suriye’ye ihracatı 2025 yılında 967,8 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bölgenin toplam ihracat içindeki payı yüzde 37,7 oldu. Bölgeden en fazla ihracat yapan sektör ise 400,9 milyon dolarla hububat sektörü oldu.
“İlişkiler Daha Kurumsal Bir Yapıya Evrildi”
Suriye ile ticaretteki artışın yalnızca kısa vadeli hareketlilikten kaynaklanmadığını vurgulayan Celal Kadooğlu, yatırımların karşılıklı güveni ve öngörülebilirliği güçlendirdiğini belirtti. Kadooğlu, yatırımın ticaretin kalıcı hale gelmesinde temel bir unsur olduğuna dikkat çekerek, 2025 yılı boyunca geliştirilen temasların ilişkilerin daha kurumsal bir yapıya evrildiğini açıkça gösterdiğini ifade etti.
2026 İçin İstikrar ve Derinleşme Beklentisi
Orta Doğu’da güçlenen istikrar ortamının Türkiye-Suriye ticaretine olumlu yansıdığını belirten Kadooğlu, Suriye’nin yeniden bölgesel ticaret ağlarına entegre olmasının Türkiye açısından Orta Doğu, Afrika ve Körfez pazarlarına uzanan daha geniş bir ticaret hattını güçlendirdiğini söyledi. Kadooğlu, 2026 yılında da istikrar, yatırım ve ticaret arasındaki ilişkinin daha da güçlenmesini, ihracatın nitelik ve çeşitlilik açısından derinleşmesini beklediklerini kaydetti.

