Advert

"Aile meclisi" cinayeti iddiasıyla açılan davada 11 sanığa beraat kararı

Güneş yıldıztan.

"Aile meclisi" cinayeti iddiasıyla açılan davada 11 sanığa beraat kararı

Kocaeli’de 2017 yılında kaybolan 4 çocuk annesi Güneş Yıldıztan’ın (27) töre saikiyle öldürüldüğü iddiasıyla haklarında dava açılan 2’si tutuklu 11 sanık, delil yetersizliğinden beraat etti.


Edinilen bilgiye göre, 2017 yılının aralık ayında meydana gelen olayda, evli ve 4 çocuk annesi Güneş Yıldıztan (27), sevgilisi Mehmet A. ile kaçtı. Birkaç gün sonra ise Güneş Yıldıztan Darıca ilçesindeki polis merkezine başvurarak kocası Nihat Yıldıztan’ın kendisini dövdüğünü, bu sebeple evden kaçtığını ve can güvenliğinin olmadığı belirterek şikayetçi oldu. Polis merkezindeki işlemlerinin ardından Güneş Yıldıztan, kadın sığınma evine yerleştirildi. Güneş Yıldıztan bir süre kaldığı sığınma evinden kendi isteğiyle ayrıldı. 11 kişi gözaltına alındı


Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 2024 yılında gelen ihbar üzerine 7 yıldır hiçbir resmi işlem kaydı bulunamayan Güneş Yıldıztan’ın öldürüldüğü şüphesi üzerine inceleme başlattı. Adım adım iz süren ekipler, yaklaşık 4 aylık teknik ve fiziki tabinin ardından harekete geçti. Kocaeli merkezli İstanbul ve Van’daki eş zamanlı operasyonlarda 26 şüpheliyi gözaltına alındı. İfadesi alınan şüphelilerden Nihat Yıldıztan’ın da aralarında bulunduğu toplam 11 kişi tutuklandı. Dosyada 2 tutuklu bulunuyordu


Kovuşturma aşamasında Seracettin Yıldıztan, Osman Yıldıztan, Bedir Yıldıztan, Ferhat Yıldıztan, Ahmet Yıldıztan, Mehmet Ziya Yıldıztan, Mustafa Yıldıztan olmak üzere 7 isme adli kontrol verilirken, sanıklar Nihat Yıldıztan, Saim Yıldıztan Barış Yıldıztan, Muhsin Yıldıztan’ın tutukluluğu devam etti. Sanıklardan Nihat Yıldıztan da geçtiğimiz celse tahliye edildi. Yargılama devam edildi


Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 3. duruşmasına, tutuklu sanıklar Muhsin ve Saim Yıldıztan ile önceki celsede tahliye edilen Nihat Yıldıztan, tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.


Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, tüm sanıkların iddianamede yer alan suçlardan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.


Söz verilen tüm sanıklar, haklarındaki suçlamaları reddederek beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, bir hakimin sanıklar Muhsin, Saim ve Nihat Yıldıztan’ın cezalandırılması yönündeki muhalefet şerhine rağmen, oy çokluğuyla tüm sanıkların "delil yetersizliğinden" beraatine hükmetti. Olayın geçmişi


Güneş Yıldıztan’ın 30 Aralık 2017’de kaybolmasının ardından, 8 Şubat 2024’te Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine yapılan bir ihbar üzerine soruşturma başlatılmıştı. Yaklaşık 4 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından Kocaeli, İstanbul ve Van’da düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerden 11’i tutuklanmış, ilerleyen süreçte bazılarının tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti.


Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, "töre saiki ile kasten öldürme" , "azmettirme" ve "yardım etme" gibi suçlardan Nihat Yıldıztan (42), Saim Yıldıztan (36), Seracettin Yıldıztan (66), Bedir Yıldıztan (72), Osman Yıldıztan, Ahmet Yıldıztan (44), Barış Yıldıztan (32), Ferhat Yıldıztan (35), Mustafa Yıldıztan (49), Mehmet Ziya Yıldıztan (40), Muhsin Yıldıztan (34) hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilmişti.


Soruşturma dosyasında, Güneş Yıldıztan’ın kaybolmadan önce eşinden şiddet gördüğü gerekçesiyle polise sığındığı, kadın sığınma evine yerleştiği ancak kısa süre sonra kendi isteğiyle kurumdan ayrıldığı bilgisi yer almıştı.


Kayıtlara göre Nihat Yıldıztan, 20 Aralık 2017’de "zina" gerekçesiyle açtığı boşanma davasını sürdürmüş ve Güneş’in muhtemelen hayatta olmadığı 29 Eylül 2019 tarihinde resmi boşanma gerçekleşmişti. Güneş’in hiçbir duruşmaya katılmadığı tespit edilmişti. "2011 yılında eşim evden kaçtı"


Sanık Nihat Yıldıztan iddianamede yer alan ifadesinde, "Biz Kocaeli’ye taşındıktan sonra İstanbul’da çalışmaya başladım. 2011 yılı Aralık ayı içerisinde, İstanbul’da bulunduğum bir gece saat 01.00 sıralarında eşim Güneş Yıldız beni telefonla aradı. Bana ’Çocuklara sahip çık, ben gidiyorum’ dedi ve telefonu kapattı. Eşim evden ayrıldıktan sonra bir avukatın yanına gittim ve boşanmak istediğimi söyledim. Boşanma süreci boyunca da Güneş’i hiç görmedim. Eşimin kaybolmasıyla ilgili olarak polise herhangi bir müracaatta bulunmadım. Ancak eşimin kendi rızasıyla evden ayrıldığını düşündüğüm için elimizden bir şey gelmediğini değerlendirdim. Eşimin başka biriyle adı çıktığına veya böyle bir durum yaşandığına da şahit olmadım" ifadesini kullanmıştı. "Kaçma olaydan sonra aile üyelerimle birlikte 2-3 defa bir araya gelerek toplantı yaptık"


Güneş’in nerede olduğunu bilmediğini söyleyen Nihat Yıldıztan, "Kardeşlerim, amcam, kuzenlerim ve diğer aile bireyleriyle birlikte Seracettin amcamın evinde toplandık. Amcam burada bize Güneş’in başka birini sevip gittiğini, bu konuda yapılacak bir şey olmadığını söyledi. Güneş’in kaçtığı kişi Mehmet A.’nın ailesi, sürekli olarak Seracettin amcamı arayarak anlaşmak istediklerini söylüyorlardı. Ben anlaşmayı kabul etmek istiyordum ancak bu konuda benim görüşüm sorulmadı. Ben hiçbir zaman bir şahsa zarar vermek istediğimi söylemedim. Kardeşlerimin böyle bir şey söyleyip söylemediğini bilmiyorum. Kardeşlerim Saim ve Muhsin’in Güneş’i arayıp aramadıklarını da bilmiyorum. Olaydan sonra aile üyelerimle birlikte 2-3 defa bir araya gelerek toplantı yaptık. Bu toplantılarda yalnızca çocuklara kimin bakacağı konusunu konuştuk. Böyle bir eylemin sonucunda alacağımız cezanın buna değmeyeceğini düşünerek öldürülmemesi yönünde karar aldık. Eşimin, kardeşim Saim ile ilişkisi olduğu yönünde söylentiler duydum ancak bunu kendi gözümle görmediğim için inanmadım. Benim düşünceme göre eşim bir başkasını sevmiş ve onunla kaçmış olabilir. Ancak bu durum onun öldürülmesini gerektirecek bir durum değildir" diye konuşmuştu.


Sanık Saim Yıldıztan ise Güneş’in nereye, gittiğini ve nerede olduğunu bilmediğini, kendisi ile bir ilişkisi olmadığını anlatmıştı. "Muhsin ve Saim’in, Güneş’i öldürdüğünü söylediklerini duydum"


Seracettin Yıldıztan’ın eşi Fatma Yıldıztan; Saim, Nihat, Muhsin, Bedir, Osman, Mehmet ve Seracettin Yıldıztan’ın, Güneş’in kaçtığı kişinin evini bulmak için toplandıklarını ancak adresi bilmedikleri için gidemediklerini söylemişti. Fatma Yıldıztan; Muhsin ve Saim’in Güneş’i kaçıran kişiyle ilgili takibini sürdürdüğünü, daha sonra Bedir’in yönlendirmesiyle Muhsin ve Saim’in Güneş’i öldürdüğünü duyduğunu öne sürmüştü. "Saim Güneş’e kefen fotoğrafı attı"


Bir tanık ise iddianamede yer alan beyanında, Güneş’in kaçmadan önce kayınbiraderi Saim Yıldıztan’ın kendisine kefen fotoğrafı gönderdiğini ve "Sonun böyle olacak" dediğini anlatmıştı. 7 Haziran 2024’te gelen gizli bir ihbarda ise maktulün İlimtepe mevkisinde ormanlık alana götürüldüğü, el ve ayakları bağlandıktan sonra üzerine benzin dökülerek yakıldığı öne sürülmüştü. DNA raporu


Davanın seyri boyunca en dikkat çeken gelişmelerden biri ise cinayet soruşturması kapsamında maktulün 4 çocuğuna yapılan DNA testi olmuştu. Test sonuçlarına göre, evlilik birliği içinde doğan 4 çocuktan 3’ünün babasının eşi Nihat Yıldıztan değil, kayınbiraderi Saim Yıldıztan olduğu, 4. çocuğun babasının ise her iki isimden de farklı biri olduğu tespit edilmişti.


Savcılık değerlendirmesinde, Güneş Yıldıztan’ın 30 Aralık 2017’de Saim, Muhsin ve Nihat Yıldıztan tarafından "töre saikiyle" öldürüldüğü; öldürme kararının ise aile büyükleri Seracettin, Bedir, Osman ve Mustafa Yıldıztan tarafından alındığı vurgulanmıştı.


Ferhat, Barış, Mehmet Ziya ve Ahmet Yıldıztan’ın ise eylemin işlenmesine yardım ederek icrasını kolaylaştırdıkları belirtilirken, Nihat Yıldıztan hakkında ayrıca "eşe karşı suç işleme" hükümlerinin uygulanması talep edilmişti.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...
gaziantep haberleri için doğru bilgiyi sunan haber sitesi kenthaber ile gaziantep haber alanında en doğru bilgiye ulaşın. gaziantep son dakika için bizi keşfedin. google