Türkiye’nin en fazla güneş alan şehirlerinden biri olan Mersin’de, evlerin ve iş yerlerinin çatılarına kurulan güneş enerjisiyle su ısıtma sistemleri yaygınlaşmaya devam ediyor. Havadan drone ile görüntülenen kentte, neredeyse her binanın çatısında yer alan güneş panelleri ve su depoları dikkat çekiyor.
Yılın büyük bölümünde güneşli gün sayısının yüksek olması, Mersin’i güneş enerjisi yatırımları açısından avantajlı şehirlerin başında getiriyor. Mersin merkezde drone ile kaydedilen görüntülerde, merkez ilçeler başta olmak üzere kentin geniş bir alanında çatılara yerleştirilen güneş enerjisi sistemlerinin yoğunluğu net bir şekilde görülüyor. Birbirine bitişik apartmanların çatılarını kaplayan paneller ve su depoları, güneş enerjisinin kent yaşamının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu görüntülerin Mersin’in yenilenebilir enerji potansiyelini gözler önüne serdiğini ifade ediyor. Uzmanlara göre kentte güneş enerjisiyle su ısıtma sistemlerinin bu denli yaygın kullanılmasının başlıca nedenleri arasında iklim şartları, enerji maliyetlerinin artması ve sistemlerin uzun vadede ekonomik olması yer alıyor.
Yaz aylarının uzun ve sıcak geçtiği Mersin’de, güneşten elde edilen enerji sayesinde sıcak su ihtiyacı neredeyse yıl boyunca karşılanabiliyor. Bu durum, hem hane halkının elektrik ve doğalgaz giderlerini ciddi oranda düşürüyor hem de çevreye duyarlı bir enerji kullanımını beraberinde getiriyor. İlk kurulum maliyetinin ardından düşük bakım giderleriyle uzun yıllar kullanılabilen sistemler, apartmanlar ve müstakil evler için cazip bir çözüm sunuyor. "Son katta oturanlar bundan zarar görüyor"
Makine Mühendisleri Odası Mersin Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Oğuz, Mersin’in birçok ilden daha fazla güneş gören bir kent olduğunu ifade ederek, "Yılın 300 gününden daha fazla güneş gören bir kent. Çatıya kurulan bu fotovoltaik ve güneş enerjisi sıcak suyla ilgili olan sistemler genellikle ısı yalıtımına ve su yalıtımına zarar verecek şekilde monte ediliyor ve son katta oturanlar bundan zarar görüyor. Tabii bunlar kurulurken profesyonel bir şekilde, profesyonel kişilerden destek alınması gerekiyor. Aynı zamanda fotovoltaik ve güneş enerjisi sistemleriyle ilgili mevcut binalara kurulmadan önce statik açıdan bir performans analizinin yapılıp öyle kurulması gerekiyor, binaya zarar verebilir" dedi. "Bedava enerjiyle biz ihtiyacımızı karşılıyoruz"
Oğuz, enerji sisteminin Mersinlilere ekonomik anlamda iyi bir etkisi olduğunu belirterek, "Yılın 300 gününden fazla güneş gören bir kent olduğu için yazın ve kışın hem elektrik üretiminde hem sıcak su üretiminde güneş bizim için bedavaya çalışıyor. Aslında sistemi kurduktan sonra ek bir maliyet olmadan sürekli ucuz ve bedava enerjiyle biz ihtiyacımızı karşılıyoruz. Hem binanın giderlerine çok büyük bir etkisi oluyor, ortak giderlerin azalmasında, hem de sıcak su üretiminde de doğalgaz gibi, elektrik gibi yakıtlara fazladan para harcamamış oluyoruz" ifadelerini kullandı. "Artık elektrik üretiminde de çok büyük bir rol oynuyor"
Son zamanlarda güneş enerji sistemlerinin elektrik üretiminde de iyi rol oynadığını belirten Oğuz, "Güneş enerjisi sistemleri kentimizde 50 yılı aşkın süredir sadece sıcak su için kullanılıyordu. Ama son yıllarda gelişen teknoloji ve güneş panellerinin ucuzlamasıyla beraber artık elektrik üretiminde de çok büyük bir rol oynuyor. Hatta bununla ilgili yeni yönetmelikler çıktı. 2 bin metrekare ve üzeri yeni yapılan yapılarda elektrik üreten güneş panelleri kurulması zorunlu hale geldi ve buna istinaden yeni yapılan projelerde dizaynı ve çözümü daha optimum şekilde yapılıyor" diye konuştu. "Akşam sekizde işten geliyorum, sıcak suya ulaşabiliyorum"
Güneş enerjisini kullanan vatandaşlardan Burak Yılmaz, günün her saatinde sıcak suya ulaşabildiğini ifade ederek, "Biz yıllardır güneş enerjisi kullanıyoruz. Akşam sekizde işten geliyorum mesela, sıcak suya ulaşabiliyorum. Mersin yazın da kışın da zaten sıcak bir memleket. Güneş enerjisinin bize çok faydası oluyor. Herhangi bir şofben vesaire kullanmıyoruz, bu yönde bizim işimizi görüyor" şeklinde konuştu.

