Mersin Büyükşehir Belediyesi, 20-21 Haziran’da gerçekleştirilecek YKS öncesi öğrencilere ve ailelerine önemli uyarılarda bulundu. Uzmanlar, sınav kaygısının doğal olduğunu vurgulayarak, öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarını korumaları, sınav stratejilerine sadık kalmaları ve ailelerin süreç odaklı, karşılıksız destekleyici bir tutum sergilemeleri gerektiğini ifade etti.
Mersin Büyükşehir Belediyesi, eğitim alanındaki destek çalışmalarını, öğrencilerin sınav süreçlerinde de sürdürüyor. Bu kapsamda, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Yenişehir MERCİ Kurs Merkezi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi, 20-21 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek Yükseköğretim Kurumları Sınavına (YKS) girecek öğrenciler için, sınav öncesi önemli tavsiyelerde bulundu. Yenişehir MERCİ Kurs Merkezinde uzmanlar, sınav kaygısından zaman yönetimine, motivasyondan sınav anı stratejilerine kadar birçok konuda öğrencilere öneriler sunarken, öğrencilerin yalnızca akademik başarıya değil, psikolojik iyi oluşlarına da odaklanmaları gerektiğine dikkat çekti. "Sınav öncesi oluşan kaygıyı, doğal bir süreç olarak görmemiz gerekir"
Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezinde görevli Uzman Psikolog Kerem Eraydın, YKS’ye girecek öğrencilerin kaygı düzeylerini kontrol edebilmeleri ve sınav sürecini daha rahat atlatabilmeleri adına önerilerde bulundu. Sınav sürecinde kaygı seviyesinin artmasının doğal bir durum olduğunu ifade eden Eraydın, "Sınava girmek, doğal olarak insanda bir kaygı oluşturur. Sınav tarihin yaklaşması, kaygıyla birlikte sınavla ilgili birçok olumsuz düşüncenin artmasına da sebep olabilir. O yüzden kaygıyı yaşanmaması gereken bir duygu olarak görmek yerine, doğal bir süreç olarak görmek gerekir" dedi. "Gençler hayatları boyunca birçok sınava girecekler, bu onlardan sadece bir tanesi"
İdeal seviyedeki kaygının performans üzerinde artırıcı etkisi olduğunu da vurgulayan Eraydın, öğrencilerin sınava son bir hafta kala olumsuz düşüncelere odaklanmamaları gerektiğini belirterek, "Bunların sadece bir düşünce olduğunu, gerçeği yansıtmayabileceğini kendilerine sık sık hatırlatmalılar. Her öğrencimizin iyi bir okulu kazanıp, iyi bir meslek sahibi olmak, ailelerini gururlandırmak gibi beklentileri oluyor. Bu aslında gelişim dönemine çok uygun bir durum. Bu durumun sürecin bir parçası olduğunu, fakat bir sınavın onlarla ilgili herhangi bir şeyi ömürlerinin sonuna kadar belirlemeyeceğini unutmamaları gerekiyor. Çünkü hayatları boyunca birçok sınava girecekler. Bu onlardan sadece bir tanesi" diye konuştu. "Öğrencilerin tek ihtiyaçları olan şey karşılıksız bir kabul"
Velilere de bu süreçte önemli görevler düştüğünü kaydeden Eraydın, öğrencilerin en çok karşılıksız kabul görmeye ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, "Öğrencilerin tek ihtiyaçları olan şey karşılıksız bir kabul. Çocuklarımızın, sınav sonrası alacakları puan ne olursa olsun, insanlarla ilişkilerinin değişmeyeceğini, halen anne ve babalarının çocukları olduğunu bilmelerine ihtiyaçları var. Bu yüzden ebeveynlerin, çocuklarının sınav çalışma davranışını övmeleri, verdikleri emeği göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Sonuçtan çok süreç odaklı davranırlarsa ve bu sınavın onların kişiliğiyle ilgili çok büyük bir değişim oluşturmayacağını onlara hissettirmeleri, çok iyi bir davranış biçimi olur" ifadelerini kullandı.

