Üşümezsoy’un açıklamalarına göre Türkiye’de deprem riski her bölgede aynı düzeyde değil; bazı fay hatları daha aktif ve enerji biriktiriyor. Özellikle Kütahya’nın Simav ilçesi, İzmir’in Karaburun hattı ve Tokat’taki Kazova bölgesi daha dikkat çekilen alanlar arasında yer aldı.
Gaziantep ise bu açıklamalarda “birinci derece riskli iller” arasında özel olarak sayılmasa da, Doğu Anadolu Fay Hattı’na yakın konumu nedeniyle bölgesel sismik hareketlerden etkilenebilecek şehirler arasında değerlendiriliyor. Bu durum özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra Gaziantep’te deprem bilincinin daha da artmasına neden olmuştu.
Uzmanlara göre Gaziantep ve çevresi, büyük ölçekli yıkıcı fayların doğrudan üzerinde yer almıyor olsa da, çevre illerdeki (Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman gibi) hareketlilikten etkilenebilecek bir konumda bulunuyor. Bu nedenle yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm çalışmaları kent için kritik önem taşıyor.
Sonuç olarak Üşümezsoy’un açıklamaları Gaziantep’te “doğrudan en riskli bölge” uyarısından ziyade, bölgesel fay sistemlerine bağlı dolaylı riskler ve hazırlık gerekliliği mesajı olarak değerlendiriliyor.

