Sektör temsilcilerinden alınan bilgilere göre, İran’dan gerçekleştirilen sevkiyatlarda yaşanan aksamalar nedeniyle Körfez ülkeleri alternatif tedarik kaynaklarına yöneliyor. Bu süreçte özellikle Türk ve Suriye menşeli fıstığa olan talebin arttığı belirtilirken, Gaziantep’te üretilen Antep fıstığının öne çıktığı ifade ediliyor.
Artan dış talebin iç piyasaya da yansıması bekleniyor. Uzmanlar, ihracat siparişlerindeki yükselişin Antep fıstığı fiyatlarını yukarı çekebileceğine dikkat çekiyor.
Baklava sektöründe de maliyet baskısı hissedilmeye başlandı. Antep fıstığı ve safran gibi temel girdilerde yaşanan fiyat artışlarının üreticileri zorladığı belirtilirken, sektör kaynakları baklava fiyatlarında yüzde 10 ila 20 arasında yeni zamların gündeme gelebileceğini öngörüyor.
Türkiye’nin fıstık ve baklava üretim merkezi olan Gaziantep’te ise gelişmeler yakından takip ediliyor. Kent ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri olan Antep fıstığında yaşanabilecek fiyat hareketliliğinin hem üreticileri hem de tüketicileri doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.
Özellikle yeni mahsul öncesi yaz aylarında oluşabilecek talep artışının piyasadaki hareketliliği daha da artırabileceği ifade edilirken, uzmanlar yalnızca fıstık sektörünün değil, küresel gübre ticaretinin de Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerden etkilenebileceğine dikkat çekiyor.
Gübre maliyetlerinde yaşanabilecek artışların tarımsal üretim üzerinde ek baskı oluşturabileceği, bunun da ilerleyen dönemde gıda fiyatlarına yeni zamlar olarak yansıyabileceği değerlendiriliyor.

