Trabzon’un Ortahisar ilçesi Değirmendere Vadisi’nde geçmişte yöre halkının kömür tozları nedeniyle tepkisine neden olan 8 kömür depolama ve eleme-paketleme tesisinin faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik karar, sektör temsilcilerinin tepkisine neden oldu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik alınan karardan etkilenen firmalar, bugün bir araya gelerek ortak bir beyan yayınladı. Sektör temsilcileri, kararın yalnızca sekiz işletmeyi değil, Trabzon’un ticaretini, istihdamını ve ekonomik gücünü doğrudan etkileyeceğini vurguladı. Sektör temsilcileri tarafından yapılan ortak açıklamada, kömürün yalnızca ticari bir ürün olmadığı vurgulandı. Açıklamada, "Sanayimizin üretimini sürdürebilmesi, vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi ve ülkemizin enerji arz güvenliği açısından stratejik öneme sahip bir hammaddedir" denildi.
Dünyanın ekonomik ve jeopolitik açıdan olağanüstü bir dönemden geçtiğine dikkat çekilen beyanda, "Diğer taraftan Karadeniz’de devam eden savaş, Kerç Boğazı çevresinde yaşanan güvenlik riskleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler; yalnızca akaryakıtı değil, kömürü, tahılı ve birçok stratejik hammaddenin tedarik zincirini doğrudan etkilemektedir. Bugün dünyada konuşulan konu, üretimden çok arz güvenliğidir. Son zamanlarda ülkemize gelmekte olup vurulan gemiler ve yakın zamanda Trabzon’a kömür getiren bir gemimizin saldırıya uğraması, küresel risklerin artık bizden uzak olmadığını açıkça göstermiştir" denildi. " ‘Mevcut stoklarınızı satın, yeni ürün getirmeyin’ deniliyor"
Faaliyet gösteren depoların yürürlükteki çevre mevzuatına uygun şekilde kurulduğunu ve gerekli tüm izinlerin alındığı belirtilen açıklamada "Sektör olarak özellikle ifade etmek isteriz ki; faaliyet gösteren depolarımız yürürlükte bulunan çevre mevzuatına uygun şekilde kurulmuş, gerekli izinlerini almış ve bugüne kadar istenen çevresel yatırımları ivedilikle yerine getirmiş işletmelerdir. Dolayısıyla bizler çevrenin korunması ve sürdürülebilir kılınması amacına uygun olarak ilgili ve yetkili tüm kurumlarımızla istişare ve birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu açıkça beyan ettik ve her zaman ediyoruz. Ancak bugün karşı karşıya kaldığımız uygulama ve yaptırımlar, sektörümüzü ciddi bir belirsizlik içerisine sokmaktadır. İşletmelerimize fiilen ‘Mevcut stoklarınızı satın, yeni ürün getirmeyin’ denilmektedir. Oysa uluslararası ticaret bu şekilde yönetilemez. Bugün yüklemesi yapılmış gemilerimiz, devam eden ithalat süreçlerimiz, imzalanmış uluslararası sözleşmelerimiz ve yerine getirilmesi gereken ticari yükümlülüklerimiz bulunmaktadır. Bu durum, firmalarımızı uluslararası sözleşmelerini yerine getirememe, ağır ticari yaptırımlarla karşılaşma ve ciddi ekonomik kayıplar yaşama riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Bugün konuştuğumuz konu yalnızca sekiz kömür deposu değildir. Çevre ülkelere ihracat yapan ve Trabzon’da işletmelere uygun fiyatla hizmet sağlayan firmalardır. Bölgemizdeki balık fabrikalarına, süt fabrikalarına, 72 adet çay fabrikasına, turizmimize destek sağlayan çamaşır yıkama tesislerine ve çeşitli kamu ve kuruluşlara hizmet vermektedir" ifadelerine yer verildi.
Sektörün Trabzon’da bin 410 kişiye doğrudan istihdam sağladığı, aileleriyle birlikte bu rakamın 5 bin 600 kişiye ulaştığı belirtilen açıklamada, Trabzon’a her ay yaklaşık 55 milyon TL hane halkı geliri oluşturulduğu, Trabzon ili ve ilçelerinde faaliyet gösteren yaklaşık 300 bayinin de bu ticaret sayesinde ayakta durduğu, sektörün Trabzon’daki yıllık ticaret hacminin ise 250 milyon ABD doları yani 12 milyar TL’ye bulduğu belirtildi. "Biz ayrıcalık istemiyoruz"
"Biz ayrıcalık istemiyoruz" denilen açıklamada, "Çevre mevzuatına uygun çalışan işletmeler olarak tek talebimiz; çevrenin korunması ile üretimin, istihdamın ve ticaretin birlikte sürdürülebileceği makul ve öngörülebilir bir sürecin oluşturulmasıdır. Bugün korunması gereken yalnızca kömür depoları değildir. Korunması gereken; Trabzon’un ticareti, Trabzon’un istihdamı, Trabzon’un ekonomik gücü ve bu şehirde binlerce insanın ekmeğidir. Çünkü bu ticaret Trabzon’dan çıkarsa, yalnızca sektörümüz kaybetmeyecek; Trabzon kaybedecek. Biz istiyoruz ki çevre de korunsun, yatırım da korunsun. İstihdam da korunsun, üretim de devam etsin. Ve Trabzon’un yıllardır oluşturduğu bu ekonomik değer başka illere değil, yine Trabzon’a kazandırmaya devam etsin" ifadelerine yer verildi.