Uzmanlara göre bu durum, son yıllarda giderek yaygınlaşan anhedoni sorununa işaret ediyor.
Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Rıfat İnci, anhedoninin çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğine dikkat çekerek, “Gülümseyen yüzler, sürdürülen günlük rutinler ve sosyal ilişkiler kişiyi iyi gösterse de, iç dünyada yaşanan keyif alamama ve boşluk hissi ciddi bir sorunun habercisi olabilir” dedi.
Anhedoni Nedir?
Anhedoni, kişinin daha önce zevk aldığı aktivitelerden artık keyif alamaması durumu olarak tanımlanıyor. Sosyal ortamlarda bulunmak, sevilen bir müziği dinlemek, hobilerle ilgilenmek ya da günlük başarılar bile tatmin hissi yaratmıyor. Bu durum zamanla bireyin yaşam kalitesini ve psikolojik dayanıklılığını olumsuz etkiliyor.
“Sessiz” Ama Yaygın
Uzm. Dr. İnci, anhedoninin genellikle üzgün bir ruh haliyle karıştırıldığını ancak her zaman böyle olmadığını belirterek,
“Anhedoni yaşayan kişi üzgün görünmeyebilir, hatta gülümseyebilir. Ancak içsel olarak duygusal bir kopukluk, isteksizlik ve boşluk hissi yaşar. Bu nedenle anhedoni sessiz ama oldukça yaygın bir psikolojik sorundur” ifadelerini kullandı.
Uzman Uyarıyor: Göz Ardı Edilmemeli
Anhedoninin yalnızca geçici bir keyifsizlik olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Rıfat İnci, şu değerlendirmede bulundu:
“Anhedoni, kişinin hayattan haz alma kapasitesinin azalmasıdır. Uzun süre devam ettiğinde hem sosyal yaşamı hem de işlevselliği ciddi şekilde etkileyebilir. Erken fark edilmesi ve profesyonel destek alınması büyük önem taşır.”
Belirtiler Neler?
Anhedoniye eşlik edebilen belirtiler arasında şunlar yer alıyor:
Daha önce keyif alınan aktivitelerden uzaklaşma
Sosyal ilişkilerde isteksizlik
Motivasyon kaybı
Duygusal donukluk ve boşluk hissi
Tedavisi Mümkün
Uzmanlar, anhedoninin uygun psikiyatrik değerlendirme ve kişiye özel tedavi planı ile kontrol altına alınabileceğini belirtiyor. Psikoterapi, yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerekli durumlarda ilaç tedavisiyle kişinin yaşamdan yeniden keyif almasının mümkün olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlar ayrıca, toplumda yaygın olan “mutlu görünme” baskısının bireylerin yaşadığı sorunları gizlemesine neden olabildiğine dikkat çekiyor. Anhedoniye yönelik farkındalığın artması, erken tanı ve tedaviye giden yolu açıyor.