Meriç, 2020 yılında yüzde 17 seviyesinde olan yenilikçi kanser ilaçlarına erişim oranının 2026 yılı itibarıyla yüzde 3’e düştüğünü belirterek, ortaya çıkan tabloya sert tepki gösterdi. Bu düşüşün yalnızca istatistiksel bir veri olmadığını vurgulayan Meriç, “Bu durum, binlerce hastanın tedavi umudunun ortadan kalkması anlamına geliyor” dedi.
İlaçlara ulaşım zorlaştı
Gaziantep’te de hastaların sıkça dile getirdiği ilaç temin sorununa değinen Meriç, döviz kuru, ithalat süreçleri ve geri ödeme politikalarının bu tabloyu doğrudan etkilediğini ifade etti. Hastaneler ve eczanelerde birçok hayati ilaca erişimde sıkıntı yaşandığını belirten Meriç, modern tıbbın sunduğu imkanlara rağmen vatandaşın bu tedavilere ulaşamadığını söyledi.
Hastalar yargıya başvuruyor
Yüksek maliyetli kanser ilaçlarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmamasının mağduriyeti artırdığını dile getiren Meriç, hastaların tedavi sürecinde mahkeme yoluna gitmek zorunda kaldığını belirtti.
“Vatandaş tedavisiyle ilgilenmesi gerekirken, hayatta kalabilmek için dava açmak zorunda bırakılıyor” ifadelerini kullandı.
“Sağlık tasarruf kalemi değildir”
Sağlık alanındaki mevcut yaklaşımın değişmesi gerektiğini vurgulayan Meriç, “Sağlık en temel insan hakkıdır. Ekonomik gerekçelerle bu alanda kısıtlamaya gidilmesi doğrudan yaşam hakkını tehdit eder” dedi.
Çözüm çağrısı
Meriç, yaşanan sorunların çözümü için yetkililere çağrıda bulunarak şu önerileri sıraladı:
-SGK geri ödeme listelerinin güncellenmesi
-Yenilikçi kanser ilaçlarının hızla kapsama alınması
-İthalat süreçlerinin hızlandırılması
-Hastaların tedaviye erişiminde bürokratik engellerin kaldırılması
“Türkiye’ye yakışmıyor”
Açıklamasının sonunda mevcut tablonun kabul edilemez olduğunu ifade eden Meriç, vatandaşların ilaç bulabilmek için kampanyalar düzenlemek zorunda kaldığını hatırlattı.
Meriç, “Bu tablo 21. yüzyıl Türkiye’sine yakışmıyor. Sağlıkta köklü değişimler yapılmadıkça kanserle mücadele bireysel bir savaşa dönüşmeye devam edecek” dedi.