Sakarya’nın Serdivan ilçesinde yaşayan Demirhan Çoroğlu (51), 8 yaşında annesinin teşvikiyle başladığı ve 43 yılda 50 bin parçaya ulaşan koleksiyonunu evinin altındaki 35 metrekarelik garajda sergiliyor. İçerisinde nadide pullar, antika eşyalar ve binlerce model aracın yer aldığı koleksiyonu için daha büyük bir sergi alanı arayan Çoroğlu, bu mirası gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor.
Doğu Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Finans Bölümü’nden mezun olduktan sonra Sakarya’da emlakçılık yapmaya başlayan Demirhan Çoroğlu, İstanbul’da geçirdiği çocukluk yıllarından bu yana biriktirdiği eşyaları garajında topladı. Maddi değeri yaklaşık 5 milyon lirayı bulan ancak sahibi için manevi değeri ölçülemeyen koleksiyonda; 30-35 bin pul, 4 bin civarı diecast (metal model) araç ile kupa, çakı, çakmak, eski paralar, gazoz şişeleri ve anahtarlık gibi 15 bin kaleme yakın farklı ürün yer alıyor. 35 metrekarelik alana sığmayan binlerce parça eşya ise sergilenmeyi bekleyen sandıklarda stoklanmış şekilde açmayı planladığı daha büyük bir sergi alanına bekletiyor. "30-35 bin adetlik bir pul koleksiyonu oluşmuş oldu"
Koleksiyonerliğe 1984 yılında annesinin teşviki ve desteğiyle başladığını anlatan Çoroğlu, ilk olarak 1975 yılının pul serisini aldığını belirtti. Zamanla koleksiyonunu genişlettiğini ifade eden Çoroğlu, "Bunu daha da genişleterek Osmanlı, Hatay Devleti, Kızılay, İngiltere, Almanya gibi çoğu dünya ülkesinin pullarını biriktirerek 30-35 bin adetlik bir pul koleksiyonu oluşmuş oldu. Özel zarflar, eski el yazısı ile yazılmış Türkiye’den İngiltere’ye giden zarfları ve mektupları almaya başladık. Koleksiyon bu şekilde genişlemiş oldu. Kupa, çakı, çakmak, para, pul, diecast motosiklet ve araba, gazoz şişesi, anahtarlık gibi bir çok çeşit koleksiyonumuz var. Çoğu sandıklarda duruyor, teşhir edemiyoruz" dedi.
Garajın mevcut 35 metrekarelik alanına sığmayan binlerce eşyayı sandıklarda muhafaza ettiğini dile getiren Çoroğlu, daha büyük bir alan bularak bu eserleri de sergilemek istediğini kaydetti. "Koleksiyonculuk paylaştıkça güzel"
Önceleri arkadaşlarıyla sosyal bir alan olarak kullandığı garajı zamanla ziyarete açtığını söyleyen Çoroğlu, koleksiyonculuğun paylaşıldıkça güzelleştiğini vurgulayarak, "Bu işler paylaşınca güzel. Tek başımıza bakmamızın bir anlamı yok. Bilgi ve tecrübelerimizi aktarıyoruz insanlara. Yeni başlayan meraklı arkadaşlarımıza da destek oluyoruz" diye konuştu.
Elinde 1950’li yıllardan kalma çok sayıda antika ürün bulunduğuna işaret eden Çoroğlu, bu parçaların gerçek değerinin müzayede ortamlarında belirlenebileceğini aktardı. "Koleksiyonumun kuşaktan kuşağa el değiştirmesini istiyorum"
Koleksiyonundaki en kıymetli eserlerin ailesinden kalan yadigarlar olduğunun altını çizen Çoroğlu, "4 bin civarı diecast ürün var, 30-35 bin pulumuz var. Diğer ürünler ile de beraber 10-15 bin kalem ürün var elimizde. 8 yaşında başladığım öngörülürse 42-43 senedir ürün biriktiriyorum. Ürünlerin bir kısmını kendi paramla almama rağmen, geri kalanını akraba, eş dost ve sevenlerimin hediyeleri ve katkılarıyla biriktirmiş olduk. Hepsinin ayrı bir hatırası var bende. Dedem ile babaannemden, ceddimizden kalan yaşadığımız köy evlerinden kalma eşyalar var. Onların benim için manevi değeri çok fazla. Başkasının bakmayacağı, sokakta görse almayacağı ürünler benim için çok kıymetli, atamızdan yadigar oldukları için. En baş köşedeler. Umarım ilerde bu ürünlerin benim gibi kıymetini bilen insanlar olacaktır. Çocuklarımızı da böyle yetiştiriyoruz. Çocuklarımıza bırakmak istiyoruz bu sergiyi. Onlarda kendi çocuklarına bırakırlar, kuşaktan kuşağa el değiştirmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.